Ya Şehr-i Ramazan, geldin, misafir oldun, dahası misafir ettin bizi.Yetimi hatırlattın, kimsesizi hatırlattın, ihtiyaç sahiplerini hatırlattın, nefsime insan için, insanlık için var olduğunu hatırlattın.Bizler orucu, sen bizleri tuttun.
Her zaman olduğu gibi neler orucu bozar, neler bozmaz sorularıyla her zaman öğrendiğimizi yine öğrendik haliyle, seneye gelişinde bizler de hayatta olursak inşallah yine soracağız 😊.
Gidiyorsun şimdi, hüzün ile yolcu ediyorum seni, ama sen yine bizi düşünüp ardına bayram bırakıp gidiyorsun.Dahası bize yetimlerini, ihtiyaç sahiplerini, kimsesizleri bırakıp gidiyorsun.Ağır bir yük bırakıyorsun omuzlarımıza, Allah utandırmasın bizleri inşallah. İftar vakti yaklaşırken yaşadığım çocuksu sevincimi de bırak bana, elimizi uzattıklarımızın elimizi tutarken verdiği huzuru bırak, asıl tutulacak ellere bizim ihtiyacımız olduğunu hatırlamayı bırak.
Sen yine geleceksin, huzurla geleceksin, daha güzel geleceksin her zaman olduğu gibi.Bizlere de ömrümüz yeterse şayet daha güzel karşılamayı nasip etsin Rabbim.Rabbim hepimize mübarek Ramazan ayının ardından mübarek onbir ay geçirmeyi, daha nice Ramazan'lar görmeyi bahşetsin.
Nerde o eski Ramazanlar söyleminden, geliyor en güzel Ramazan havasını yaşamayı umut ederek, yetimin, kimsesizin, sahipsizin sahibi olmayı başarabildigimiz bir dünyaya, çocukların bayram ettiği bir dünyaya, savaşların olmadığı bir dünyaya uyanabilmek duası ile bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, her gününüzün ömür boyu mutluluk getirecek güzelliklere açılmasını diliyorum.
Muhabbetle kalınız...
- e.avina -
Kaynak