BENİM DOĞRUM.
İnsan yaratılış bakımından çeşitlilik göstersede bir çok özellikleri benzerlik içerisindedir, fakat bu özelliklerin yansıması farklı şekillerde ortaya çıkar.En etkili örnek olarak savunma mekanizmasını verelim mesela.Öyle ki, farklı iki kutup olsakta aynı mekanizmanın ortaya koyduğu işletim sistemi ile hareket ediyoruz, bu bir tartışma ya da bir çatışma olarak görünse de.Bizim doğrularımızın karşı tarafın doğrularına üstün gelme savaşı olarak gördüğümüz olay aslında bir savunma stratejisinden ibarettir.Herhalde yeryüzünde ki en mütevazi canlı bir deve olsa gerek.Sormuşlar deveye neren eğri diye cevaben nerem doğru ki demiş.Bu diyalogtan herkesin hissesine düşeni alması ümidiyle buraya bırakıp devam edelim, yolumuz uzun ve ben yetersizlik içindeyim.
BURNUN DÜŞTÜ DOSTUM ALMAYACAK MISIN?
Hani Osmanlı Devleti padişahlarında bir gelenek vardır ve aslında hepimizin ihtiyacı olan bir durumdur.Padişahlık makamının verdiği kudret neticesinde, kendilerinin kibir denizinde boğulmasına sebebiyet vermesin diye emrinde bulunan bir kısım askerine söylettiği ve günümüze kadar etkisini yitirmeden gelen o cümle mağrurlanma padişahım senden büyük Allah var.Ne derin bir hareket, ne derin bir cümle, ne kadar anlamlı bir yaşam biçimi ki bir padişaha ömründe sadece bir kere kaçırdığı sabah namazının tesiriyle günümüzde hâlâ aşk ile söylenen uyan ey gözlerim gafletten uyan ilahisinin sözlerini yazdırmıştır.Burnum yere düşse almam edasında olan, yaptığı hatanın bilincinde olupta egosunun pençesinde esaret altında kalarak burnundan kıl aldırmayan, günümüz insanının buradan kendine çıkarması gereken çok büyük dersler var.Sanırsın ki altıyüz yıl boyunca üç kıtaya hükmeden padişah 4. Murat değil de bizim amca oğlu :)
Her insanın bir dünya görüşü vardır, saygı duymak elzemdir yeter ki aynı şekilde saygı görelim yoksa bütün kalıpları yıkmak bir anlık bir olaydır.Araştırmayan, kendini geliştirmeyen, kopyala yapıştır düşünceler fikir değil aklın esaretidir bunu ayrı tutalım lütfen.
EMİN MİSİN?
Konu biraz dağıldı sanırım toplamaya gayret edeceğim :)
Hani bayram değil seyran değil şimdi nereden çıktı bu diye soranlara kısaca, bayram olmasına bayram da seyran değil diyeceğim.Bu yazı genel olarak günümüz siyaset meydan muharebelerinin bir tezahürü niteliğindedir.Evet günümüz siyaset meydan muharebesi olanca gücüyle devam etmekte fakat benim takıldığım nokta taraftarındadır.Taraftar diyorum çünkü seçmen sayısı çok ama çok az.Kişilerin inandıkları siyasetçilerin peşinden körü körüne gitmek seçmen olmaktan ziyade taraftarlıktır.Savaşın yeryüzünde kazananı olmamıştır ne yazık ki.Bu meydan muharebesi bitecek herkes koltuğuna oturacak ve ben yine sabah 8:30 da işbaşı yapmak zorunda olacağım.Dahası kardeşim yarın fakir bir toplum, işsiz bir toplum, kavgacı bir toplum bugün senin egondan vazgeçmeyip yaptığın seçimin eseri olacaktır.Siyaset konuşmayı sevmiyorum ve bu yazıyı siyasi bir içerik olarak kaleme almadım.Genel de insanın egosu üzerine konuşmak istedim ama ipin ucunu kaçırdım galiba :)
Ben bunu hep yapıyorum :)
Her alanda geçerli olan şu gözlemimi aktarmak suretiyle yazıyı noktalayalım.
Günümüz insanının düşünce biçimi, yaptığı seçimlere kendini inandırma çabasından ibarettir.
Biraz kafanızı ütüledim galiba, kusurumuz, eksiğimiz varsa affola, sabrınız için sonsuz teşekkürler...
- e.avina -