Gittikçe daha da kötü bir hal alıyor içişler. Dış işlere zaten akıl sır erdiremiyoruz.
Bugün otobüste şort giydiği için tekmelenen kadınlar yarın sokakta dövülecekler. Bugün cinsel istismara maruz kalan kız çocukları, yarın 14-15 yaşında evlendirilecekler.
İşin kötüsü bizler buna alıştırılacağız. Kimimiz olaya güzel tarafından bakacak içten içe. Şimdi sosyal medyada, üniversitelerde, bazı halk meclislerinde bağıra çağıra eleştirebiliyoruz ama bastırılanlara da şahit oluyoruz. Zamanla susacağız çünkü fişlenen, mimlenen gençlerimiz var. Hapse atılan, para cezasına çarptırılanlar var. Memur olmak istese olamayacak çünkü güvenlik soruşturmasından geçemeyecekler. Güvenlik soruşturmasının kıstası nedir biliyor musunuz? İktidarı eleştirmek ile PKK sempatizanlığı yapmak ve onların arasındaki tüm eylemler, “vatan hainliği”, “vatana faydalı adam olmaz bundan” gibi yakıştırmalara kadir olacak :)
İktidarı eleştirmek bugün vatandaşların arasında bile Siyonizm’e hizmet, Alman seviciliği, Amerikan ajanlığına eş değer. Hemen yaftalanıyorsunuz. Düşünebiliyor musunuz komşunuz sizi yaftalayabiliyorken hangi vicdan sahibi kamu görevlisi size güvenip memur olma onayı versin ki? Zaten onlardan değilsin diye seni memur yapmamak için bahane arıyor üstelik.
Özetleyecek olursak yarın şort giyemeyip kot pantolon giymek zorunda kalınca “zaten şortun içinde rahat edemiyordum” diyeceğiz. Alkole yapılan zamlardan sonra “Zaten pek içmezdim hem sağlığa da zararlı diyeceksiniz. Haksızlıklar, hukuksuzluklar, infazlar devam edecek ve biz buna göz yumacağız, ses etmeyeceğiz, çekineceğiz.
Bu geçiş çok tatlı olacak. İçimize sinecek. Eskiyi aramayacağız.
George Orwell’ın 1984 adlı romanını okuyanlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır.
Çözüm önerim Atatürk İlke ve İnkılaplarıdır dostlarım. Bu bilinçten ayrılmamalı, çocuklarımızı güzel eğitmeli ve çevremizi doğru yönlendirmeliyiz.