MERHABA "STEEMİT"İN GÜZEL İNSANLARI
Bugün yine her zamanki gibi olmasa da, arada bir monoton geçen günün ardından eve gelip koltuğa uzandığımda kollarımın ve ayaklarımın ne kadar çok yorulduğunu geç de olsa anlamış olduğum bir gün oldu benim için. Belki bu tempoda biraz daha devam etmiş olsaydım vücud SOS veriyor olacaktı.
Aslında benim yaptığım iş insanların geneline göre daha kolay, daha zevkli, daha eğlenceli ve galiba biraz da turistik sayılabilir. Ancak senenin bazı dönemleri vardır ve bu dönemlerde yoğun tempoda çalışmak zorunda kalırız.
Bazen oyunlarda da rol almama rağmen, daha çok işin görünmeyen kısımlarını hallediyorum. Hani işin mutfağı derler ya, tam da öyle.
Şu anki yoğunluğumuz Kültür Bakanlığı'nın özel tiyatrolara her yıl vermiş olduğu teşvik desteklerine başvurumuz. İstenilen evraklar ve yazışmalar o kadar çok ki (belki de bize öyle geliyor) insanın bürokrasiden iyice nefret etmesine sebep oluyor.
Resime bakıpta trenle gideceğimi zannetmeyin =) (arabayla)
Bu arada bilenler bilir. Ankara mutfağı diyince (böyle bir mutfak yok şimdi ben uydurdum :) akla ilk önce tava gelir. Çünkü Ankara'nın tavası meşhurdur. (tava deyince aklınıza, ocağa koyup içine yumurta kırdığımız mutfak eşyası gelmesin) Mutlaka her yıl birkaç kere uğradığımız Ankara'da bu işin piri Ulus'ta ki tarihi B........ lokantasıdır. (isim vermeyelim reklam olmasın
(
Neyse konu fazla dağıldı.
Bizim işin iyi tarafı hem geziyorsunuz, hem para kazanıyorsunuz.
Türkiye'nin farklı bölgelerinden çektiğimiz bir kaç fotoğraf koydum, umarım beğenirsiniz?
Birkaç ay sabredeceğiz...
====0====0====0====0====0====0====0====0====0====0====0====