Geçen arkadaşım Adidas marka Yeezy modelinde bir ayakkabı almak istiyordu. Bu ayakkabı İstanbul'daki bir kaç Adidas mağzasına yılda bir veya iki kere geliyor ve geldiği yarım saat içerisinde tükeniyor. Hayranı çok. Bu ayakkabıyı 1000 liraya alıp akşama 3000-4000 tl ye satabilirsiniz.
Perşembe gecesi uyumadım ve cuma sabah 5 de arkadaşımla beraber evden çıkıp Ataşehir'de bulunan Paladium AVM 'ye gittik. Gittiğimizde liste yapılmıştı ve bu listede 11. ve 12. olduk. Geri kalanlar gece 10 dan beri AVM'nin kapısında bekliyormuş.
Gittikçe kalabalıklaştı ve yaklaşık 100 kişi olduk. Sabah 9 da AVM'nin kapıları açıldı ve bazı uyanık arkadaşlar arka kapıdan girip koştura koştura birbirini iterek adeta barbarlık yaparak mağazanın önünde 9 da sıraya girdi.
Mağaza 10 da açılcaktı ve adidasın internet sitesinde belirtildiği üzere ilk gelenin listesi üzerine içeri alınması gerekiyordu. Neyse uzatmak istemiyorum sinirleniyorum. Olaylar çıktı, güvenlik şefi de çok vizyonsuz bir insandı. Adama bizim listemiz var kurallara uyulsun dedik ve o da ben bu kuralları tanımam. Herkesi baştan kapıya alıyım herkes tekrar koşsun mağaza önüne gibi saçma laflar ediyordu. En sonunda polisler geldi fakat çok geçtii hakkımız çoktan yenmişti.
Neyse sonuç olarak gece 10 dan sabah 10 a kadar bekleyenler ve bizim hakkımız yendi. 8.50 de gelip arka kapıdan girenler sıraya geçti ve ayakkabılarını aldılar.
Ben de karşımdakileri insan sanıp güzel güzel kibar bir şekilde derdimi anlatmak istiyordum fakat olmadı. Kapitalizimi doruklarına hissede hissede gece 5 de gittiğim mekandan çıkıp eve gittim ve yattım. Bir daha da kimse bana Yeezy demesin. Bu olaylar Türkiye de bir kez daha insanların istediğini almak için diğer insanlara neler yapabileceğini güzel bir şekilde gösterdi. Malesef Türkiye'de istediğinizi almak için kurnazlıktan başka yol yok. Düzgün insanlar da var lafım meclisten dışarı. İnşallah bir gün okuma oranımız, eğitimimiz düzelir de vizyonsuzluktan bu kadar sıkıntı çekmeyiz.
Teşekkür ederim okuduğunuz için.
Image Source:
1, 2 (Link)