Merhaba dostlar,
Öncelikle bu yazının siyasi bir yazı olduğunu belirtmek istiyorum. Okumak istemeyen arkadaşlar burada okumayı bırakabilir. Dünya üzerinde tüm demokratik rejime sahip ülkelerde 3-4 yılda bir yapılan seçimler, bizim ülkemizde her seferinde bir bahane bulunarak neredeyse her yıl yapılmaya başlandı. Artık öyle bir hale geldik ki: demokratik seçimleri bir kenara bırakarak, rejim değişikliği üzerine seçimler yapmaya başladık.
Aslında ülkemiz siyaseti üzerine bunun gibi bir çok yazı yazıp bunu bir seri haline getirebilirim. Ama bu yazıda sadece birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. Aslında bu yazıyı yazmadan önce de uzuuunca bir süre düşündüm. Tepki alır mıyım? Siyaseti burada konuşmak doğru olur mu? Yazsam mı yazmasam mı? diye çok sordum kendime. Ama sonunda en azından birkaç bir şey yazma konusunda karar verdim.
Öncelikle ben Sosyalist ve Atatürkçü düşünceye sahip bir seçmenim. 26 yaşındayım. Ve 10 yaşımdan beri mevcut iktidarın yönettiği bir ülkede yaşıyorum. Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı yaşayabileceğimiz bir ülke hayali kuruyorum. Bizlere bu vatanı emanet eden ve bundan 95 sene önce bizleri Cumhuriyet ile tanıştıran Atatürk'ün, bu ülkenin başına gelmiş en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Atatürkçü olmam, Osmanlı'dan nefret etmemi de gerektirmiyor. İnsanların Atatürkçü ve Osmanlıcı olarak ayrıştırılmasını da doğru bulmuyorum.
Atatürkçü bir kişi Osmanlıyı sevebileceği gibi, Osmanlıcı bir kişi de pekala Atatürk'ü sevebilir saygı duyabilir. Osmanlı Cumhuriyeti yüzyıllar boyunca Dünya'nın birçok yerine hükmetmiş ve hükmettiği bölgelerde insanların, dini inancı, dili, ırkı ne olursa olsun kardeşçe yaşamalarını sağlamıştır. Ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi, günü geldiğinde Osmanlı'nın da sonu gelmiş ve tam o sırada bize çağ atlatıcak bir lider olan Atatürk bu ülkenin başına gelmiştir. Ve 10 Kasım 1938'e kadar da bu ülke için elinden gelen her şeyi yapmıştır.
Ama ne yazık ki, tüm Dünya halklarının saygı gösterdiği, Dünya'nın başına gelmiş en büyük liderlerden biri olarak gördüğü Atatürk'ü sadece biz Türk milleti bağrımıza basacak kadar sevemedik. Hala daha Atatürk'e düşmanlık besleyen insanları gördükçe, onlarla aynı havayı solumaktan dolayı utanıyorum. Kim derdi ki, bize bu cennet vatanı emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk öldükten 64 sene sonra bir iktidar gelecek ve gelen bu iktidar Mustafa Kemal üzerinden bir ülkeyi ayrıştırmayı başarabilecek(!)
Günümüzde mevcut hükümet partisine oy veren insanların büyük bir kısmının Atatürk'e karşı duyduğu nefret bunun en güzel örneğidir. Acaba mevcut hükümet partisi, Atatürk zamanında bu ülkeyi yönetseydi şuan ne halde olurduk tahmin bile edemiyorum. Yada Atatürk şuan bu ülkenin başında olsaydı, ülke bu halde mi olurdu?
Başta da söylediğim gibi, bu konu hakkında sayfalarca blog yazısı paylaşabilirim. Ancak hapse girmek istemiyorum. :) Çünkü ülkemizde düşünce özgürlüğünün olduğuna inanmıyorum. Eğer bu yazıdan sonra başıma bir iş gelmezse, partlar halinde ülke siyaseti hakkında yazılar yazmayı planlıyorum.
11 gün sonra bir seçime daha gidiyoruz. Umarım demokratik rejime geri döndüğümüz bir sonuçla bu seçimden çıkabiliriz. Ve tek adam rejimi, sadece ileride çocuklarımıza anlatabileceğimiz bir dönem olarak hafızalarımızdaki yerini alır. Unutmayın seçimde vereceğimiz bu karar, sadece bizlerin değil ileride çocuklarımızın yaşayacağı bu cennet ülkenin kaderini etkileyecek.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.