Güzellik, algımızın ötesinde önyargılar dahil tüm dogmalardan kurtulması gereken yegane estetik biçimi. Burada yola çıkarken anlatılmak istenen güzelliğe ulaşma ya da ona dokunma hissi değil. Güzeli görme ve bunu beyne yorumlatıp yarattığı hazza dokunma hissiyatı. Diğer her şeyde olduğu gibi beyin de bir maddeyi yorumlarken belirli süzgeçlerden geçiriyor; lakin kullandığı süzgeçler kendi ürettiği değil bizzat bizim ona kullanması için verdiğimiz yapay süzgeçler oluyor. bunlar; din, ahlaki normlar, aile terbiyesi, gelenekler ve ruhun kendi iç çatışmalarından kaynaklanan kuvvetli süzgeçler oluyorlar. Hal böyle olunca bize arta kalan koca bir boşluk, ya da genetiğiyle oynanmış yapay çıkarımlar oluyor. yetmiyor, algısı bizimkiyle aynı çalışmayanları, düşünceleri bizimkine göre çok daha esnek ve berrak olanları da bu kalıba oturtmaya çalışıyoruz. Mesela onlara pedofili, sübyancı veya yaş aralığına göre anneci diyoruz. Güzelliğin şiirsel anlatısını bir anlık kafa karışıklığını gidermek için bir espiri malzemesine kurban ediyoruz. fişliyoruz, etiketliyoruz çünkü gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını istemiyoruz. hep orada kalmasını ve konuşulmaması gerektiğine kanaat getiriyoruz, algılarımızın bir anlık kuklaları oluyoruz ve seyirci buna gerçekten gülmüyor, bir anlık sahte mizahın gafletiyle anlık tepkiye gülüyor. Aynı kötü bir şov gibi. aynı popülist bir ayinin tezahürü gibi. ve oluşan o algı malesef kalıcı oluyor. Belki yüzyıllar sürecek bir algıya dönüşüyor. aynı bundan yıllarca önce ateist birine karşı oluşan algı gibi, yine aynı biz, bu kez kellesi imansızlıktan giyotine vurulan, bizden olmayanın yok oluşuna nasıl tanıklık edip, kahkahalar atarak güldüysek, şimdide aynı giyotini, farklı oyuncularla, farklı özgür iradelere karşı savuruyor ve onları yok etmeye çalışıyoruz.
Biz, üstüne koca bir evrenin yaratıldığı, gerçekleştirilemez denen mucizelerin mimarları, biz ki tanrının bir sureti ve yıldız tozunun parçacıkları. Henüz o kadar cahil, küçük ve körüz ki. gerçek özümüze ulaştığımızda, onun güzelliği karşısında ellerimiz titreyerek, ağzımızdan salyalar akarak fakat geçmişine hayal kırıklığı ve pişmanlıkla bakarak-aynı bugün olduğu gibi- hicbir şey hissetmeyeceğiz.
Source: 1
Posted from my blog with SteemPress : https://kadjar.000webhostapp.com/2018/09/guzellik-nedir