Sosyal medya ve diğer Yeni Medya araçları, hayatımıza girdiğinden beri şüphesiz çok şey değişti. Davranışlarımız, alışkanlıklarımız(harcadığımız zaman, yaptığımız eylemler vs herşey), teknolojiyi kullanma şeklimiz gibi birçok günlük aktivitemiz evrime uğradı. Nerdeyse bütün sosyal medya platformlarının içeriğini bizler yani kullanıcılar oluşturuyor. Tüm bu içeriği üretme(veya tüketme), bu kadar çok zaman harcama gibi sebeplerin altında birçok farklı sebep/taktik bulunmaktadır. Yeni Medya yüksek lisansında bunlara dair çeşitli teoriler ve bu teorilerin geçmişini incelemiştik
Bunların ötesinde, tüm bu Yeni Medya mecralarının kullanımının ücretsiz olması da cabası:
- Google dünyanın bilgisini indeksliyor, bedava!
- Twitter'da herkes "fikrini" beyan ediyor ve herkes takipleşebiliyor, bedava!
- Facebook(o meşhur sloganıyla) tüm dünya insanlarını birbirine bağlıyor bedava!
Bu şekilde, daha nice mecrayı sayabiliriz. Peki, bedava olması bir yana devamlı kar eden bu şirketlerin geliri nerden geliyor? Kendim de bir IT uzmanı olarak biliyorumki, bu platformların arkasında binlerce hatta milyonlarca server/makina/node gibi teknik cihazlar var. Saklama(storage) alanı artık hesaplanamayacak derecede Terabyte miktarı tutuyor. Anadolu'daki deyimiyle "Nerden geliyor bu değirmenin suyu"? Tüm bu sistemler, çalışan on binlerce insan ve kar edilen milyar dolarlar.
Herkesin malumu bildiği üzere, tüm bunların kaynağı "biziz". Ben, sen, o, bizler, sizler, onlar. Harcadığımız saatler, verdiğimiz içerikler ve en önemlisi, farkında olalım veya olmayalım oraya sunduğumuz kişisel(ve çoğu zaman mahrem) bilgilerdir. Artık en yüksek otoriteler ve uzmanlar tarafından şu gerçek sıklıkla dile getirilmeye başlandı: Geleceğin en büyük madeni artık petrol değil (kullanıcı) veridir(Data). Forbes ve The Economist'ten bu konuya dair makaleleri okuyabilirsiniz.
Peki, bu kullanıcı dataları neden bu kadar önemlidir? En sıradan veya işe yaramaz diye düşünebileceğimiz bu datalar neden bu kadar gümbürtü çıkartıyor? Gördük ki, bu datalar dünyanın "süper gücü" ABD'de başkanı seçtirecek kadar kıymetli olabiliyor.
Son zamanlarda Yeni Medya dünyasının gündeminde, şüphesiz Trump'ın kazandığı 2016 ABD başkanlık seçimlerinde, Facebook kullanıcı bilgilerini usulsüz bir şekilde alan Cambridge Analytica isimli data madenciliği şirketinin etkisi konuşuluyor. Skandalın tüm detaylarına bu adresten ulaşabilirsiniz. Özet olarak, bu firma illegal bir şekilde kullanıcı verilerine ulaşmış, bunları çeşitli psikolojik temelli algoritmalar ile analiz etmişler ve Trump'ın seçim ekibine kullanılabilir bilgi olarak sunmuşlar. Uzmanların yaptıkları değerlendirmeler neticesinde, bu durumun seçim sonucunu doğrudan etkilediği görülüyor.
Tüm bu kaosun içerisinde ABD senatosu, Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'i duruşmaya çağırdı. Bence, 2018'in kapağı olabilecek, aşağıdaki videoda görüleceği üzere, Senatör Durbin ve Zuckerberg arasında mahrimiyet ve gizliliğe dair çarpıcı bir sorgulama geçiyor.
()
Tüm bu sorgulamalar ve soruşturmalar neticesinde ne çıkacak? Şahsi kanaatimce HİÇBİRŞEY! Belki bazı düzenlemeler olur, belki bazı cezalar verilir, belki şirketin hisse değerleri bir süreliğine bir nebze düşecek ama asla batmayacaklar. Bu şirketler, tekrar hunharca bütün bilgilerimizi kullanacaklar.
Yeni Medya dünyasının başka bir cümlesi ile bu yazıyı bitirelim: "En pahalı şey, bedava olandır".
Not: Başka sonraki yazıda, Yeni Medya dünyasında gizlilik ve mahrimeyetimizi hem teknik hem hukuki anlamda nasıl koruyabiliriz konusunu irdelemeye çalışacağım.