Bir sarı kuş boyadım, parmaklarım da sarardı tabi. İnanın şu cümleleri yazmak, asıl söylemek istediklerimi yazana kadar ben de tam bir sabırsızlık hali yaratıyor. Ne sarı kuşlar ne katmer katmer kelebekler ne mis kokulu çiçekler asıl söylemek istediklerimin yanında hükümsüz ve taklit taklit kalıyor.
Saatler süren değişik bir dünya halinin, yalnızca 4 dakikasında bana düşündürdükleri, bugünün payına şunlar oldu:
Bizler, hepimiz aynı ruhun bölünmüş, ayrılmış parçalarıyız.
Bu dünyada yalnızca bunun farkında olmak, bu parçaları bir araya getirmek için bulunuyoruz.
Evet, sadece bu kırılmışlığı düzeltmek için.
Şunu net bir şekilde görebiliyoruz ki, önce kötü olduğumuzun, kötü davranışlarımızın farkına varmalıyız. Daha sonra kendimizi bu sebeple iyi hissetmeyeceğimiz, üzüleceğimiz ve bu durumun içinden çıkmak isteyeceğimiz ise bir gerçek.
İşte, ruhumuz bir sürü parçalara ayrılmış ve tek isteği bir araya gelmek.
Ancak burada bir zorluk var, ne kadar bu kırılmış ruh parçaları bir araya gelmek isteseler de hepimizi kontrol eden, kötü eğilimimiz de bunun zıddı yönde çalışıyor.
Bencilce her şeyi kendisi için almak, diğerlerine tek bir ekmek kırıntısı bile bırakmamak, hatta mümkünse onları yok etmek, yok ettikten sonra tekrar oluşmalarını isteyip, onlardan üstün olmak, diğerlerini yönetmek, her şeyin tek hâkimi ve sahibi olmak istiyor. Ve bizler bu koşulla beraber ruh parçalarımızı bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bununla birlikte bu ruhun içerisindeki her bir parça, birbirini iten yukarıda bahsettiğim koşul üzerinde bağlanabilirse, burada yine toplu bir bencillik ortaya çıkacaktır. Yani kötü eğilim. Ortak ruhumuz ve küçük ruh parçalarımızın nitelikleri arasındaki bu fark ile bizler, içinden geçtiğimiz koşulları inceleyerek ve aramızdaki nefret, itiliş, yanlış anlaşılmalar ne kadar çok olsa da böyle koşulların içine batmış olduğumuzu ve çıkmamız gerektiğini ancak bu şekilde anlayabiliriz.
Hepimiz ruhlarımızın kırılmış parçalarını bir araya getirmeye çalışıyoruz. Fark edene kadar dünyada kötü gördüğümüz her şey artarak devam edecektir. Bu safhalardan bilerek ya da bilmeyerek geçip, dünyaya gelmemizin amacına yaklaştırılıyoruz.