Toplumun olarak adlandırılan kesimler tarafından "öteki" yada "farklı" gözüyle bakılan girişimci düşünce, geride kalan tarihlere bakınca ülke geleceğine asırlık etkiler bırakmıştır.
Galata Kulesi'nden uçan Hazarfen ile yüzyıllar sonra Apple markasıyla gündeme gelen Steve Jobs kadar çılgın bir hareketin parçası olmuştur. İsim ve marka değeri olan her fikrin girişimci bir hikayesi vardır.
Zaman ve teknolojinin gelişen silsilesinde; telofonun gramaj değerini düşürmekte bir girişim fikri, savaş ortasında kalan canlı hayvanlara sahip çıkmakta bireysel girişimden farklı bir şey değildir. Girişim, sosyal olgulanlaşmanın tamamlanması, yeni fikirlerin girişimci ruhu ile açığa çıkması, yaratıcı güdü ile işe başlanılması olabilir fakat girişimci işletmeci olmak değildir. İşletme yaratacak fikirleri uygulayan idareci, yönetici, mavi yakalı, üreten ve geliştiren, uygulayabilen ve araştırabilen kişilerdir.
Ülkemizde en büyük yanılgı ise girişimciyi sadece geliştirebilen bir tema olarak görmektir. Girişimci aksine geliştirebildiklerini gördüğü kadar geliştirebileceklerini de görmelidir. Tecrübesi yeterli değildir, yapması gereken ise özgün olabilmektir.
Benim bir fikrim var diyebildiğimizde, bu fikrin gelişen ve geliştirilebilen yönlerini iyi analiz ederek, karşımızdakine en iyi şekilde aktarmalıyız.