Ne zaman yapıldığında dair net bir bilgi bulunmasa da İğneci Baba Türbesinin 1983 yılında özel bir şahıs tarafından onarıldığı bilinmektedir.
Türbenin girişin hemen altında çiçek desenli fayans kaplamalı abdest alma yeri bulunmaktadır.
Türbe, dikdörtgen şeklinde yapılmış bir mimariye sahiptir. İçerisinde İğneci Baba ve oğluna ait iki adet sanduka vardır.
Türbenin güneyinde ise minber ve mihrap bulunmaktadır. Duvarların alt kısımları çinilerle kaplıdır.
İğneci Baba, Karasenir Köyü’nde ayakkabıcılık yapan dini bütün ibadet ehli samimi bir kuldur. Kardeşi de yine aynı köyde çobanlık yapmaktadır.
Kardeşi ağabeyine süt getirmek için sütü mendiline koyar ve akmadığını göstermek için ağabeyine götürür.
Ancak ağabeyinin dükkanına girdiğinde abisinin bir bayanın ayak ölçüsünü alırken görür. Tabi bayanın topuğunu da. Erkeklik nefsi buya aklı bir anda bulanır ve mendilden süt sızmaya başlar.
Bunun üzerine abisi İğneci Baba, şu özlü sözü söyler:
“ Keramet dağ başında ermekte değil, keramet burada, çıkındaki sütü damlatmamakta”