Birkaç pire alınıp 30 santim yüksekliğindeki cam fanusa bırakılır. Fanusun üstüne cam, zeminine ise metal yerleştirilir. Sonra zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışır, ama kafalarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, bir daha başlarını cama vururlar.
Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamazlar. Defalarca kafayı cama çarptıktan sonra o zeminden 30 santimetreden fazla zıplamamayı öğrenirler. Bu aşamada tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır, tüm pireler eşit yüksekliğe, 30 santime zıplar. Üzerlerinde cam engeli yoktur artık, daha yükseğe zıplama imkanları vardır, ama buna cesaret edemezler. Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı hayat dersine sadık halde yaşarlar.
Pireler kaçmaya çalışmazlar, çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel kalkmıştır, ama kafalarındaki iç engel varlığını sürdürmektedir. Bu deney insanların kariyerlerinde nereye kadar yükselebileceklerini nasıl öğrendiklerini göstermektedir.
Bu pirelerin yaşadıklarına cam tavan sendromu denir. İş dünyasında, özellikle kariyer planlama konuşmalarında yaygın olarak kullanılan bir kavramdır. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta onun cam tavanıdır. Cam tavanınız iç limitlerinizin ve hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir.