Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.
Bertrand Russell
Sene 2150... 100 senedir kimse dışarı çıkmadı. Güneş ışığının görülmediği tam bir asır...
Her şey, 2050 yılının sonbaharında meydana geldi. Savaşın sessiz ama hırçın rüzgarı tüm sokakları kolaçan etmeye başlamıştı bile. Ülkelerde yaşanan iç krizler ve baskı insanları her geçen gün daha da karamsar hale getiriyor ve onları isyana sürüklüyordu. Çünkü artık savaşlar eskisi gibi değildi. Binlerce değil milyarlarca insanın ölümüne yol açabilecek kitle imha silahları sürekli gündemdeydi. Bu durumdan rahatsız olan savaş karşıtı zenginlerin oluşturduğu bir zümre, dünyanın genelinde süren iç karışıklıklar ve dış politikada meydana gelen savaş tutumları nedeniyle her bölgede sığınaklar inşa etmeye başladı. Kendilerine Seçilmişler ismiyle hitap eden bu zümre, tüm krizlerin ortasında 1 yıl gibi kısa bir sürede tam 40 tane sığınak inşa etmeyi başardı. Sığınakların içinde yüzlerce yıl yetebilecek yiyecek stoğu ve su mekanizmaları bulunuyordu. Seçilmişler, sığınakları sadece bir kurtuluş yeri olarak değil aynı zamanda Yeni Dünya’nın merkezleri haline getirebilmek için gerekli her detayı önceden planlamış ve 1 yıl içinde her şeyi hazır hale getirmişlerdi.
Kasım ayının ortasında Seçilmişler sığınaklara taşınmaya başladı. Bu sırada ülkeler arasında yaşanan tartışmalar ve savaş tehditleri bir hayli artmıştı. İlk atak Amerika’dan geldi, sadece 1 dakika içinde Rusya’nın yarısından fazlası yok oldu. Rusya’nın ittifakı olan Çin ise Amerika’yı vurmaya başladı. Eskisi gibi, toplar ya da tüfekler yoktu. Her şey birkaç bombaya bakıyordu. 2 saat süren Büyük Dünya Savaşı sonucunda Dünya yaşanılamaz bir hale geldi. Radyasyonun etkileri çoktan her yeri sarmıştı. Milyarlarca insan sadece 2 saatte hayatını kaybetti. En şanslı olanlar ise Seçilmişler oldu. Onlar için artık yaşanabilir bir Dünya yoktu. Onların Yeni Dünya’sı yerin kilometrelerce altında kurulmuştu.
İnsanlar, sığınaklarda 100 senede rüzgarın, güneşin, toprağın ve doğanın varlığını unutmuşlardı bile. Buna Sığınak 10’da yaşayan Seçilmişler de dahil. Ta ki 2150 yılında yaşanan sıkıntıya kadar… Sığınak 10’un su mekanizmasını yöneten çip bozulmuştu ve yenisi bulunmazsa 150 gün içerisinde herkes ölecekti. Su çipi olarak bilinen, bir cebe sığabilecek büyüklükte olan mikrodenetleyicinin görevi, su dağıtım sistemini ayarlamaktı. Yeryüzünde yağan yağmurları biriktirip onları arıttıktan sonra depolayan ve ana depodan diğer küçük depolara dağıtım yapan bir sisteme sahip olan çipin bozulması su arıtma sistemini ve ana depoyu kullanılmaz hale getirerek sadece küçük depoları kullandırmaktadır. Küçük depolarda biriken su ise Sığınak 10 için sadece 150 gün yetebilecek düzeydedir. Sığınak 10’un başkanı olan 101 yaşındaki Rafael Adams’ın sadece bir seçeneği vardı o da Sığınak 10’a en yakın olan Sığınak 15’te varsa yeni bir çip almaktı. Bunun için bir kişinin seçilmesi gerekiyordu. Yapılan toplantı sırasında neredeyse tüm gözler Bryan’ı aradı. Yaşanan her türlü teknik sıkıntıda ilk çağrılan isim olan Bryan, bu iş için biçilmiş kaftandı. 32 yaşında 1.90 boyunda iri yapılı ve oldukça becerikli biri olan Bryan, sığınakta yaşadığı 32 yıllık süre içinde kendini pek çok alanda geliştirmişti. Bu yüzden bu görevi yapabilecek tek kişi oydu. O ise her zamanki gibi sığınağın sorunları ile uğraşmaya devam ediyordu. Rafael Adams, Bryan’ı çağırdı ve alınan kararın bu olduğunu belirtti. Odasına hazırlanmaya gittiğinde, heyecandan eli ayağına dolaşan Bryan, çantasını hazırlamakta zorlanıyordu. Birkaç saat sonra toplantı odasına döndüğünde masanın üzerinde çeşitli eşyalar bulunuyordu. 2050 yılından kalma bir pompalı tüfek, 357 Magnum ve 24 adet mermisi, Sığınak 10 ve Sığınak 15’in bulunduğu bölgelerin haritaları ve bir adet pusula…
Toprağa ilk adımını attığında, yeryüzü hakkında kulaktan dolma bilgiler dışında neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. Yeryüzünde kurulan yeni düzen, isyancılar, fakir halk ve yaşam biçimleri… Bryan’ın tek yapması gereken Sığınak 15’e ulaşıp yedek çip almaktı. Fakat içinde onu kemiren bir şey vardı. Hiçbir zaman aklından çıkmayan, ruhunun derinliklerinde sürekli sayıklanan bir isim; Sığınak 10’dan kaçan çocukluk arkadaşı, Rachel…
Proje Kuralları
• Hikayeyi devam ettirirken ana konudan dışarı çıkmayınız.
• Kendi hikayenizi yorum olarak bu yazının altına yazınız.
• Minimum 100 Maksimum 250 kelime olacak şekilde hikayenizi yazınız.
• Yorumlarda başka bir kişinin yazdığı hikayeyi devam ettirmek istiyorsanız yorumunuzun başına ”X kişisinin hikayesine devam ediyorum.” yazınız.
• Ekibimiz tarafından seçilen ilk 3 yazı 10$, 7$ ve 3$ oy ile , katılan katılımcıların tamamı ise 1$ ile ödüllendirilecektir.
• Discord kanalımıza katılmış olmanız gerekmektedir. ( Discord katılım https://discord.gg/nX8SxYn )
• Yorumunuzun altına discord ID’nizi eklemelisiniz.
Son katılım 27.06.2018 Saat 01.00'dır.
