Doğa benim için sihir gibidir. Onu sevene, değerini bilene analık yapar, kucak açar aksi davranırsan da affetmez, ders vermesini de bilir işte o sebepten ne ekersen onu biçtirir.
Abim hep “ben ağacın değerini İzmir de askerlik yaparken anladım. 40-45 derecelik sıcakta eğitim yaparken sığınacak bir gölge arardık ve o zaman karar verdim her ay bir ağaç dikmeye “derdi. Benimde doğa bilincim galiba böyle böyle başladı. Sonra doğa ile iç içe oldukça huzur bulduğumu fark ettim ve şuanda da İstanbul da yaşamama rağmen ekip biçebildiğim bir bahçeye sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.
Ayrıca merak ediyorum, acaba en son ne zaman bir ağacın dalından meyve yediniz? Bir ormanda kamp yapıp sabah kuş sesleriyle uyandınız?
Bilmiyorum sizde de böyle oluyor mu, bende çoğu zaman olur yazarken bir şeyler fark ederim. Farkındalık seviyem artar , siz de fark ettiniz mi kuş seslerini anca ormanda duyabileceğimize programlanmış beynimiz.
Şayet dalından meyve yiyebiliyorsanız veya evinizin balkonunda otururken kuş sesleri duyabiliyorsanız şanslısınız ama değilse çokta geç kalmadınız. Kendinizi doğaya adamanın tam vakti...
Sağlıcakla Kalın...