bugünleri de gördüm çok şükür :) bir koli hem de kocaman bir koli kıyafetim kayboldu ve zerre üzüntüm yok. içinde olan kıyafetleri şöyle bi düşünüyorum. "aa şunu tanışmaya geldiklerinde giymiştim, kimseye veremem anısı var. bu morun en sevdiğim tonundaki şal kimseye veremem. şu elbiseyi de bi ara terziye veririm yaptırır giyerim." dediğim onlarca bahane bulabileceğim onlarca kıyafetin bulunduğu koli kayboldu. depodaki o kadar yığıntının içinde sürekli o koli aklımı kurcalıyordu. ben bu kadar kıyafeti napcam deyip diye kara düşünmeye başlamıştım. düşündüğümden daha fazla kıyafetim olduğu aklıma gelip duruyordu ki ben o koliyi tıka basa nasıl doldurmuştum. hiç abartısız 15 tane şal vardı kolinin içinde. şu aralar tek şal bile 1 ay götürüyor beni her yere. zaten gitmek isteyeni şalı değil ayakları götürüyor her yere. :)
koliyi doldururken yaşadığım hisler bile koliyi benden uzaklaştırmış olabilir diye düşünmüyor değilim. "ben bu kadar kıyafeti ne ara almışım ya?" diye söylene söylene doldurmuştum :) koliye bugün ulaşabilseydim kıyafetlerin büyük bir kısmının fotografını çekip, instagramdaki muhalif dolap hesabına göndermeyi düşünüyordum. sayfada çok temiz kullanılmış 2. el kıyafetler bulunuyor. o kolinin içindeki çoğu kıyafet hiç giyilmemiş gibiydi zaten. güzel yerlere gideceklerdi, yine de güzel yerlere gitmişlerdir inşAllah :) sayfayı incelemenizi öneririm.
muhalif dolap hesabının bir de muhalif gelinlik hesabı var.
muhalifgelinlik hesabına denk geldiğim gün evde "askıdagelinlik", "havuzgelinlik" gibi olaylara kafa yoruyorduk. -depodaki gelinliğim de aklımı kurcalıyordu ve neyse ki kaybolmamış :)- akşamına muhalifgelinlik hesabına denk gelmiş olmak ne güzel bir tevafuk oldu. muhalifdolapta istediğiniz ürünü satın alıyorsunuz ve paranız güzel işlere harcanıyor, fakat muhalifgelinlik'te istediğinizi ücretsiz olarak seçip giyiyorsunuz. kargo ücreti ve gerekirse kuru temizleme ücreti ödemeniz dışında aldığınıza bir ücret ödemeniz gerekmiyor. sadece giydiğiniz şeyi* sonrasında isteyen başka birine göndermek, yani bu döngüyü devam ettirmek gibi bir sorumluluğunuz var. gelinliğiniz, nişanlığınız, bindallınız, abiyeniz dolabın bir köşesinde (belki içine bile giremediğiniz halde) eskiyip gideceğine güzel bir döngünün içinde yerini alacak. böyle güzel bir olaya vesile olunca eminim aklınızdan "ama anısı var, ama o benim gelinliğim, ama o sadece bana özeldi" gibi kurutular gidiverecek. özellikle de anısı var diye sakladığım kıyafetlerden bir anda kurtuluverdim. öyle hafifim ki şu an kuş gibi oldum. nişanlığımın fotoğraflarını muhalif gelinlik hesabına göndermiştim. gelinliği de gönderince kıyafete dair beni düşündüren hiç bir şey kalmayacak çok şükür.
kenarda köşede işe yaramadan durup aklınızı kurcalayan, sizi de durduran şeylerden kurtulun ve harekete geçin.
tüm bunlara ek olarak fotoğrafta gördüğünüz, geçen haftalarda kaybettiğim mor su şişem için çok üzülmüştüm. üzülüyordum çünkü su içemiyordum. dışarı çıkamıyordum çünkü şişem yoktu. hiç bir şişe, matara, bardak onun yerini tutmadı nasıl alıştıysam artık. bu mor şişe ile bile böyle bağ kuruluyorsa, "daha nelere elimiz, ayağımız, gözümüz gibi tutunuyoruz acaba?" diye düşündürdü. sonra baktım şişe yok ve gerçekten yok, hiç yok yani :) böylesi daha iyidir deyiverdim (zor olsa da). beni durduruyorsa kaybolsundu napalım. he bir de sırf mor tupper su şişeme yazı yazasım bile gelmişti. şu an ise çok boş geliyor. daha nice durduran şeylerden arınmaya...
Teşekkür ederim Allah'ım bugünü hiç unutmucam :)