Ailem her zaman üzgün bi ifade takınıyordu bana, o günden sonra bu davranışları iyice arttı.Bana acıyorlardı sanki. Tuğba ablayla görüsmeme 2 gün vardı daha , bu süre zarfında evlenmek istediğim konusunu hiç açmadılar, aynı zamanda beni üzmemeyede calışıyorlardı, ama bana acıdıkları her hallerinden belliydi.
Bugün Tuğba ablayla konuşma günüm, ilk defa sadece onun anlattıklarını dinleneyip kendi sorularımda olacak.Biraz heyecanlıydım, içeride duyacaklarımın beni rahatlatması için çokça dua ediyorum.
Girdim Tuğba ablanın odasına, her zaman ki gibi bügünde çok güzeldi. Zarif gülüşünü göstererek hoşgeldin dedi. Selamlaşma faslından sonra ona ona söylemek istediğim akıl almam gereken bir konu olduğunu söyledim. Dinliyorum diyerek konuşmamı beklemeye başladı. Nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum tabii heyecanlıydım.
--Tuğba abla hep sana bahsettiğim kız arkadaşım varya Büşra ona evlenme teklifi ettim.
Tuğba abla bi anda kızardı yalandan bir gülümseme ile tamam dedi bu konuyu daha sonra konuşmamızı istedi ve konuyu değiştirdi.Hiç birşey söylememesi beni çok şaşırttı. Biraz sohbet ettikten sonra ailemi yanına çağırdı bendende biraz müsaade istedi.
Kapıya çıkıp beni geri içeri davet ettiler. Benimle konuşacaklarını ve bu konunun çok hassas olduğunu söylediler.Dinlemeye koyuldum. Söyledikleri beni benden aldı onlara inanamadım.Furkan'ın Mikail'in Büsra'nın aslında var olmadığını onların benim kafamın içinde olduğunu kendi hayal gücümle oluşturduğum karakterler olduğunu söylediler.Nasıl olabilirdi ki böyle birşey.2 yıldır benim yanımdaydi onlar herşeyimi paylaştığim dostum arkadaşim bi onlar vardı.
Evimize döndükten sonra hemen dışarı çıkıp her zamanki bulustuğumuz parka gittim arkadaşlarımın gelmesini bekledim.Her akşam güneş battığında gelirlerdi. Bugünde geldiler her zamanki gibi onlara olanları anlattım, Tuğba ablanın annemin babamın söylediklerini söyledim. Hiçbirsey söylemeden 3'ü beraber kalkıp gittiler. Ne yapacağımı bilemedim öylece baktım gittiler. Her akşam bekledim parkta geri geleceklerini biliyordum bu arada Tuğba ablanın verdigi ilaçlarıda kullanmaya devam ediyordum. Acaba ilaçlar yüzünden mi gelmiyorlar diye bi kurt düstü içime haklilar mıydı gerçekten yoklar mıydı acaba. Bıraktım ilaçları kullanmayı içer gibi yapıp icmiyordum ailem üzülmesin diye. Geri geldiler bi süre sonra evet hastaydım ben haklılarmış.
Şimdi ne yapacağım hastayım ve bunun farkındayım ama onlardan baska dostumda yok. Doğru olanı bulmalıydım. En iyisi Tugba abla ile görüsmekt ve ondan akıl almaktı. Hazırlanıp gittim yanına beni yine her zaman ki gibi güler yüzle karşıladı. Ona artık inandığimı hasta olduğumu anladığımı söyledim ve ne yapmam gerektiğini sordum. Bana en iyi dostumun her zaman ailem olduğunu ve onlara ihtiyacım olmadığını söyledi. Haklı da olsa haksız da olsa onu dinlemekten başka çarem yoktu. Yine ilaçlarımı içmedim ve onların gelmesini bekledim. Artık hiç gülmüyorlardı sanırım onlarda anladı artık onları görmek istemediğimi. Kısa bi konuşmadan sonra veda sözcüklerini söyledim. Karşı çıktılar ama en iyisinin bu olduğunu düşünüyordum artık.
Ilaclarımı her zamankinden daha düzenli içmeye başladım. Ailem de bana çok destek oluyordu. Daha mutlulardı artık bu mutlulukları banada yansıdı. Sanirım onlar olmadan da mutluydum. Artik tek amacım normal bir insan olmaya çalışmak.