2006 yılında oynanan Denizlispor–Fenerbahçe maçıyla başlayıp, özellikle futbolda ama zamanla erkek basketbol, kadın basketbol ve kadın voleybol gibi diğer branşlara da sıçrayan bir gerginlik dikkatimi çekti. Her Fenerbahçelinin hatırlamak istemediği ama hafızasının bir köşesinde yer eden o Denizli maçında, Appiah'ın direkten dönen şutu sonrası yere yığıldığını ve hakemin o pozisyonun ardından maçı bitirdiğini hepimiz hatırlıyoruz. Yerdeki Appiah’a bir güvenlik görevlisinin gelip “#Kalk Appiah kalk, Allah’ın dediği olur#” demesi, bu yazının çıkış noktası oldu.
"2006 Denizli",
"2010 Bursa",
"2010 Bergamo",
"3 Temmuz süreci",
"2011 Vakıfbank",
"2012 Galatasaray",
"2013 Benfica",
"2013 Ekaterinburg",
"2014 Galatasaray",
"2016 Braga",
"2016 CSKA"
Avrupalı bir sporseverin 100 yılda yaşayamayacağı dramatik anları biz 10 yılda yaşadık. Liglerde ve Avrupa’da, sayısız kupayı son maçlarda ya da son dakikalarda (Braga, Benfica gibi) ellerimizle verdik. Kötü bir şeyler söylemek istemiyorum ama eğer 26 Mayıs 2016’daki Galatasaray–Fenerbahçe Türkiye Kupası finalini de kaybedersek, bu listeye bir satır daha eklenecek. Halimiz resmen Sezercik filmini geçti; vurmayın, öldük zaten!
Türkiye Kupası finalinde Galatasaray’a bir kez daha kaybettik. Futbolda sezon bizim için kapandı. Erkek basketbolda play-off yarı finalindeyiz. Umarım en azından burada kaybetmeyiz.
2016–2017 sezonuna da, yine atılamayan bir gol yüzünden Şampiyonlar Ligi’ne katılamayarak başladık. Fenerbahçe öldürmüyor ama süründürmeye devam ediyor. Monaco da listeye eklendi.
Geçen yıl Krasnodar, bu yıl ise Vardar maçıyla listeyi maalesef uzatmaya devam ediyoruz
2006 yılında başlayan allah fenerbahçe gerginliği fenerbahçe