Toplum mekanizmasının salt çoğunluğunun 'öteki' ya da 'farklı' damgasını vurduğu girişimci düşünce, tarih boyunca ülke geleceklerine yüzyıllık etkiler bırakmıştır. Galata Kulesi'ne uçmak için çıkan Hezarfen; yüzyıllar sonra Apple markasını yaratan Jobs kadar çılgın hareket etmiştir. Marka değeri yaratan her fikrin, bir girişimci hikayesi vardır. Olmaya da devam edecektir. Sıra gelen zaman ve teknoloji silsilesinde, telefonu gramaj değerlerine indirmek de bir girişim, sosyolojik etki ile savaş ortasında kedilere sahip çıkan bireysel fikir de bir girişim tezahüründen başka bir şey değildir. Girişim sosyal olgunun tamamlanması, yeni fikirlerin inovasyon temeli ile ortaya çıkması, yaratıcı güdü ile atılım yapılması olabilir lakin girişimci, işletmeci değildir. İşletme yaratacak fikirleri uygulayan idareci, yönetici, çalışan, üreten ve türeten, uygulayan ve araştırma yapandır.
Girişimci, ötekileşen sistemde farklılaşan yapıyı da kontrol edendir. Ülkemizdeki temel algının girişim mantığını sadece geliştirme teması ile görmek yanlışın ortasında doğru aramaya çalışmaktır. Girişimci, geliştirdiği kadar, geliştirmediklerini de görebilecek irade ile yaşar. Tecrübesi sabit değildir, süreklilik sloganı da kesindir: Özgün olmak. Vizyonumuzu, girişimcinin yaşı olmaz üzerine kurmalı, farkında olabilen nesillerin öteki sıfatını taşımaması gerektiğini anlatarak başlamalıyız. Girişimcilik diye yarattığımız fikri, temellendirerek hareket etmeliyiz. Bir fikrim var diyebilecek cesareti bulduğumuzda, bu fikrin gelişen ve sonuca ilişkin oluşturulan yapısını iyi analiz ederek, doğru bir şekilde aktarmalıyız.