Bu yazımda size ünlü Psikolog Muzaffer Şerif'in ve arkadaşlarının yapmış olduğu "Yaz Kampı Deneyi"ni aktaracağım. Şerif'in yapmış olduğu bu deney çok dikkatimi çektiğinden sizlerle paylaşmak istedim. Benim burada dikkatimi çeken konu grupların nasıl hareket ettirildiği, bir grubu başarıya ulaştırmak için ne tür bir hedefin ortaya konması gerektiği gibi hususlardı. Bana göre gurup halinde yapılan işlerde, bu çalışmanın ortaya koyduğu; bireylerin birbirlerine bağımlı hale getirecek ortak bir hedefin belirlenmesi, bu hedef doğrultusunda başarıya ulaşmak için çalışmalara başlanılması olacaktır. Bu çalışma sportif faaliyetlerde kullanılacağı gibi, eğitim gibi değişik alanlarda başarıya ulaşmak için kullanılabilir. Şimdi Muzaffer Şerif'in yapmış olduğu deneysel çalışma aşağıda açıklandığı gibi meydana gelmiştir. Buyurun incelemeye.
Psikolog Muzaffer Şerif ve arkadaşları 1949, 1953, 1954 yıllarında o zaman yaz kampı deneyi adıyla bir çalışmaya imza atmışlardır. Bu deneyde, aidiyet duygusu besleyen grupların oluşumunu incelemek ve aynı deney sistemini yürüterek, ölçümlerini ve değişkenlerini değiştirdikleri birbirini takip eden alan deneyi yürütürler. Bu alan deneyi çalışmaları sonucunda, o ana değin grup ve gruplar arası davranışla alakalı tüm teorileştirmeleri ve yapılmakta olan yöntemleri baştan aşağıya değiştirmiştir.
Bu yaz kampı deneyi 1950 yıllarında Amerika orta sınıfından gelme 11-12 yaşları arasında toplamda 22 erkek çocuğu denek olarak kullanılmıştır. Denek olarak kullanılan bu çocukların hiçbiri bir alan deneyine katıldıklarından habersiz ve birbirlerini tanımamaktadır. Kamp müdürü ve yöneticisi olarak Muzaffer Şerif yer almaktadır. Diğer araştırmacılarda kampın yöneticileri olarak kampta görev alırlar. Kampta yürütülecek faaliyetler, grup oluşumu ve gruplar arası çatışma hakkındaki hipotezlerini deneyecek biçimde hazırlanmıştır.
Araştırmanın ilk safhasını ilk iki deney oluşturmaktadır. Şerif ve arkadaşları, bu safhada çocuklara kampta bulunan diğer çocuklar arasından kendilerine arkadaş seçmelerine izin verir. Çocuklar aynı yerde yatıp kalkarlar, kiminle çalışacağına ve arkadaşlık kuracağı konusuna müdahale edilmez. bu safhada çocuklar arasında ki kişisel çekiciliği ortadan yok etmek amaçlanmıştır. Çünkü kişisel çekiciliğin tek başına grubun oluşmasında yeterli bir unsur olmadığı fikrindedir Şerif. Bu nedenledir ki; değişkeni kendi bağımsız değişkenini etki altına almaması için bertaraf etmek istemiştir. Bunun içinde kampta süren arkadaşlıklar sırasında ilişkiler bir nevi sabitlenmişken, aralarında ki çekiciliğin derecesi ölçümlendikten sonra çocuklar iki yatakhanede kalacak şekilde bölünmüşlerdir. Bu bölünme esnasında en iyi arkadaşların 2/3'sini aynı grupta yer almamalarına dikkat edilmiştir. Kamp içerisinde yakın arkadaşlık kurmuş çocukları bu safhada birbirlerinden ayırmada amaç; araştırma neticelerinin kişiler arası çekicilik koşullarına gör açıklanabilme ortadan kaldırmaktır.
İkiye ayrı gruba ayrılan çocuklar, yatakhanede daha önceden birlikte oldukları arkadaşlarını bir daha görememişler, kamp yaptıkları yerlerde birbirilerine uzak yerlerde kurulmuş. İkiye ayrılan gruplar kendilerine verilen görevleri de yeni grup arkadaşlarıyla yapmışlar. Grup içerisinde yaşanan karşılıklı etkileşimler sonucu, önceden bildikleri kişiler arası çekicilik kalıpları yeniden şekillenmiş, en iyi arkadaşlarını grup içerisinden edinmeye başlamışlardır.
1954 yılında yapılan yaz kampı deneyinde, iki ayrı yatakhaneye bölünen çocuk grupları, kendi aralarında yemek pişirme, kamp yapma, kıyıya kanoları tepeden indirme gibi faaliyetleri kendi grupları dahilinde yapmışlardır. Gruplarda çocuklar içerisinde değişik rollere girenler olmuş ve aralarından liderlerini çıkarmışlar. Grup içerisinde kendi normlarını oluştururken, argolu konuşma, takma isimler geliştirme ve belirledikleri arazi sınırlarına da isimler takma yoluna gitmişler. Grup içerisinde oluşturulan kural ve normlara aykırı davrananları, uymaya zorlamışlar, sosyal yapı oluşturmaya çalışırken, kendilerine takma isimler bulmuşlar, toplanmak için gizli yerler aramaya, gruba özel bir lisan yaratmışlar.
Gruplar "Kartallar" ve "Gevezeler" olarak adlandırılmış. Kısa zaman içerisinde aralarında savaşmaya başlamışlar, gruplar birbirlerini aşağılama yoluna gitmiş. Aktiviteler rekabete dayalı yapılmaya başlanınca, aralarındaki çekişme dahada büyümüş, birbirlerine "sinsiler", "hileciler", "bozucular" gibi lakaplar takmaya, karşılıklı; bayrak çalma, çadır yakma ve tehdit edici afişler asma gibi, hareketler yapmaya başlamışlar. Şerif ve arkadaşları grupları birleştirmenin daha zor gerçekleşeceğinin farkına varmışlar, yok etmek için sinemaya gitme, piknik yapma gibi aktivitelerin sayısını artırmışlar, aldıkları sonuç dahada vahim olmuş. Bu aktiviteler, itiş, kakış ve hakaretlerle bitmiş.
Kontrol edilemeyecek düzeyde yaratılan bu canavar nasıl kontrol edilecekti? Şerif ve arkadaşları bunun cevabını; Gruplar arası rekabeti yok etmek için herkesin zarar görebileceği bazı olaylar meydana getirmişler. Dışarıda bulunulduğu gün boyunca, yemek almak için şehir merkezine giden kamyon bilerek arıza yapması sağlanmış. Kamyonu çekmek yada itmek için her iki grup üyeleri bir araya gelmek zorunda kalmış, araştırmacılarından birisi kampın uzaktan boruyla sağlanan suyunu kapatmış, grup üyeleri gün içerisinde sorunun üstesinden gelmek için birlikte hareket etmek zorunda kalmışlar. Başka bir gün ise film kiralayarak izleyebileceklerini ancak kampın kiralamak için kaynağının olmadığı duyurulmuş, bunun üzerine herkes tüm kaynaklarını birleştirme yoluna giderek aralarında para toplayıp, izlemek için filmi kiralamışlar.
Şerif ve arkadaşları, yapılan ortak aktivitelerden yavaş yavaş olumlu sonuçlar elde etmeye başladı, en yakın arkadaşlarının kim olduğu bildirilmesi istenildiğinde, daha önce sadece gruptan isim verilirken, ortak aktivite çalışmaları sonucu diğer gruptan da isim verilmeye başlanılmış, daha önce tek otobüsle seyahat fikri kaosa neden olurken, tek otobüsle seyahat etme kararı doğmuş. Diğer gruptan arkadaşlarının parası yetmeyince aralarında para toplayıp milkshake ısmarlamışlar.
Yaz kampı deneyi bittiğinde şerif Şu sonuca varır:
Gruplar, üyelerin birbirlerine kuvvetli bağları neticesi oluşan etkin bir yapıdır. Birer birer üyelerin toplamından değişen bir bütüne işaret eder. Karşılıklı olarak üyelerin birbirlerine olan bağımlılıkları üzerinden, üyelerin özellikleri grup özelliklerine dönüştürülür. Haliyle bu nitelikler bireyler arası çekicilik seviyesinde ele alınamaz. Grup davranışını açığa vuran gerekli ve yeterli koşul yada belirleyici zaman, ortak bir hedefin ulaşılmasında karşılıklı bağımlılıktır. Burada grubun bir hedefe ulaşması için birbirlerine bağımlı duruma gelmeleri gerekir.
Bunlar şu örneklerle açıklanmıştır: Lig kupasına kazanabilmek için takımdaki tüm futbolcuların karşılıklı olarak birbirlerine bağımlı durumda olamaları yada bir projeyi kabul ettirmek için proje ekibinin karşılıklı olarak birbirlerine bağımlı olma durumu gibi. Grup üyelerinin birbirlerine bağımlılığı açığa vuran gelişimin nasıl ifade edileceği belirgin değildir. Burada teori iyice irdelendiğinde; üyelerin birbirine bağımlılıkları, ulaşılacak hedefin çekiliği gelmektedir. Grup, bireyin belirlediği hedefine ulaşmada ne kadar yarar sağlıyorsa o değerde çekici gelecektir. Şerif’in yaklaşımındaki esas süreç kişiler arası seviyede pozitif etkileşimdir.