Ekonomi ya da iktisat sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların karşılanmaya çalışılması olarak tarif edilebilir.
Ekonomi ya da iktisat insanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin toplamı olarak da tanımlanabilir.
Ekonomi toplumların nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin nasıl artacağı sorularına yanıt arar. Bu yanıtı ararken enflasyon, işsizlik, büyüme, yatırımlar, ihracat, ithalat gibi kavramlardan yararlanır.
Ekonominin temel sektörleri tarım, sanayi ve hizmetlerdir. Tarihsel olarak önce tarım, ardından sanayi ve en son hizmetler ekonominin başat sektörleri haline gelmiştir. Ülkelerin gelişmişlik seviyesi arttıkça ekonomide hizmetler sektörünün payı büyümektedir.
Ekonomik büyüklükler para ile ölçülür. Bireyler, kurumlar ve şirketler arasındaki değer alışverişi parayla yapılır. Paraya halk arasında gereğinden büyük önem atfedilir ama o sadece bir araçtır, asıl kritik olan ekonomik aktörler arasındaki ilişkilerdir.
Marksist iktisat dünya üzerinde üretilen tüm değerin kaynağının emek olduğunu söyler. Liberal iktisat ise sermayeyi de üretim faktörleri arasında sayar.
Kısmen nüfus artışı, kısmen de yapılan inovasyonlar nedeniyle dünya ekonomisi her yıl yaklaşık %3 büyür.
Ekonomik büyüklüğün parayla ölçülmesi bir annenin çocuğunu yetiştirmesi, bir akademisyenin wikipedia'ya madde yazması gibi gönüllü işlerin hesaplama dışında kalmasına yol açar.
Ekonomisi iyi olmayan bir ülkede hiçbir şey iyi olmaz.
Posted on HEDE - A place for sharing knowledge in a friendly way