Christopher Nolan'ın yazıp yönettiği 2014 yapımı bilimkurgu filmi. Türkçe ismi Yıldızlararası olan filmin en önemli özelliği fizik biliminin işaret ettiği teorik olanakları kurgusunun içine başarılı bir biçimde yedirmiş olmasıydı. Film bu yönüyle diğer filmlerden ayrıştı ve geniş bir hayran kitlesi kazandı.
Celal Şengör geçenlerde filmin bilimsel yönünün zırva olduğunu söyledi. Bence haksız bir değerlendirme. Zamanın yüksek hız ve enerji ortamlarında yavaşlaması kanıtlanmış bir bilimsel gerçek. Filmin temel olarak kullandığı fikir de bu. Solucan deliğinin içinden geçilmesi neredeyse imkansız olsa da çok da şey yapmamak gerek. Film bu sonuçta, belgesel değil.
Diğer pek çok Nolan filmi gibi Interstellar da 2 saat 50 dakika gibi iddialı bir uzunluğa sahip. Bu kadar uzun filmler beni yoruyor, sonlara doğru artık dikkatim dağılıyor.
Hans Zimmer'in müzikleri filme destansı bir hava katmış, filmin bilimkurgu filmlerinde görmeye alışık olmadığımız dram havasına önemli katkıda bulunmuş.
Filmin duygusal omurgasını bir babanın kızına duyduğu sevgi ve bu uğurda her şeyi göze alması oluşturuyor. Böylesi duygusal atıflar bilimkurgu filmlerinin inandırıcılığını artırıyor, yeter ki klişe ya da zorlama olmasın.
Filmin başrollerini Matthew McConaughey ve Jessica Chastain ile paylaşan Anne Hathaway güzel kadın, sahneye yakışıyor.
Fizik biliminden yola çıkarak ulaşılan tuhaf sonuçları görmek için bu film iyi bir fırsat olabilir, ancak salim kafayla izlemek gerek.
Posted on HEDE - A place for sharing knowledge in a friendly way