bilimsel paradigma, kuhn'un tanımıyla bilim topluluğunun üyelerince paylaşılan inanç, değer ve teknikler bütünü.
“psikoloji de diğer bütün bilimler gibi politiktir.”
bu veya buna çok benzer bir tweet atmıştı yıllar yıllar önce bir arkadaşım. bilimsel yöntemlerin sorgulandığı, düz dünyacıların giderek arttığı bugünlerde aklıma geldi birden. hiç düşündük mü bilim nedir ve kime hizmet eder? “bilimsel paradigma” kavramını duymuş olmamız olası fakat tam olarak ne ifade eder? bu aslında bir asırlık bir savaş!
1900’lerin başları… henüz ne büyük buhran ne dünya savaşları yaşanmış fakat dünyada hareketlenmeler var. ernst mach adında bir fizikçi ve felsefeci, deneysel fizikçilerin sanayi ve ordu ile iş birliğinden tedirgin olur ve bilim adamlarının sadece toplumların yararına çalışması gerektiğini savunarak bilim adamlarını ilk eleştiren kişilerin arasında yer alır. zira birinci dünya savaşına değin bilim adamları tarafsız, toplumun refahı için çalışan, dürüst ve güvenilir kişiler olarak bilinir ve bu anlamda sistematik bir şekilde olumsuz eleştirilere maruz kalmazlardı. ne yazık ki birinci ve özellikle ikinci dünya savaşı (hiroşima, nagazaki, silah endüstrisi vs.) bilimin masumiyetine ve tarafsızlığına bir darbe vurdu ve 1950’li yıllarda bilimin askerileştirilmesine tepki göstermek için başlatılan nükleer silahsızlanma kampanyası ile bilim savaşları resmen başlamış oldu.
yine bu yıllarda kaleme aldığı ve 1962 yılında “bilimsel devrimlerin yapısı” ismiyle kitap haline getirdiği çalışmasıyla fizikçi ve bilim felsefecisi thomas samuel khun “bilimsel paradigma” kavramını ortaya atacaktı. kuhn’a göre bilim adamları tarafından kabul görmüş olan inançlar bütününe paradigma denir. kuhn, bilimin o zamana kadarki tanımıyla “ilerici ve yavaş yavaş artan bir bilgi birikimi” olduğunu reddeder ve bilimin dogmatik bir inanç sistemi olduğunu söyler. kuhn’a göre “bilim süreklilik göstermez ve istikrar arz etmez, bilimsel süreç zaman zaman gerçekleşen devrimlerle kesintiye uğrar. bu devrimleri bilim, temel kabullere ters düştüğü için, başlangıçta kabul etmek istemez ve bastırmaya çalışır. ancak devrimler öyle bir hal alır ki bilim bu devrimleri ve radikal değişimleri kabul etmek zorunda kalır. daha önce radikal sayılan devrimler normal bilim haline gelir ve bilim adamları tarafından ortaklaşa kabul gören bir olgu olur.” örneğin bilim adamları, yüzyıllar boyunca güneşin dünyanın etrafında döndüğünü savundu ve zamanında bunun tersini savunanlara deli gözüyle bakıldı. öyleyse şu anda kabul edilen paradigmaların da pekala yanlışlanabilir olduğunu anlatmaya çalışır kuhn.
lisans eğitimini fizik üzerine tamamlamış ve aslen bir fizikçi olan khun, bu kitabıyla belki de hiç amaçlamadığı etkiler yaratmış ve bilim eleştirmenlerinin prensi haline gelmişti. her ne kadar kendisinden önceki normları yıkıp bilim ve bilim adamı kavramlarında radikal değişikliklere yol açmış ve gözünü kırpmadan eleştirmişse de kuhn, bilimin kamuya dönük olumlu imajının korunması taraftarıydı. aslında kuhn sadece bilimdeki dogmatizmi, subjektivizmi ve politikleşmeyi fark etmiş ve tabiri caizse göte "göt" demiştir. hatta bilim eleştirmenlerinin kendisini kullanarak bilimi toplum önünde küçük düşürücü yollara başvurduklarını gören kuhn, kendini “ben kuhncu değilim” diye açıklama yapmak zorunda hissedecektir.
konuyla ilgili bir olay: (hede: alan sokal olayı)
Posted on Hede.io - Knowledge Sharing Dictionary
Read this entry or all entries about bilimsel paradigma.