Santranç, akıl oyundur. Aklın çalışabildiği, çalıştırabildiği kadardır. İşte tam o kadar keyiflidir. Ne kadar düşünürse iki taraf o kadar çetrefilli, yorucu ve terletendir. 64 karenin içinde yaşanan bir savaş oyunudur adeta, karşılıklı iki aklın vuruşmasıdır.
Tecrübeli olan kazansa da bazen iyi düşünen kazanır. İyi hamle, iyi seyreden kazanır bu oyunda, pratik zekadır çoğu zamanda...piyonların kanlı olmayan ama moral bozan buluşmasıdır. Mat’ın kendini koruma savaşıdır. Bir taraf zayıf olduğunda keyif vermez. Bilir ki güçlü taraf yenerim. Ona göre oynar, kısa düşünür, birkaç hamlelik fikir yürütür, sonunu bildiği bir yola gider gibi; atını, vezirini, dahası bütün erlerini hücuma geçirir, zamandan ve mekandan tasarrufu için… sonrası belli ki galibiyet, kader deriz ya düşünülen bazen düşünülmeyene yenik düşer. Umarız yener.
Hamlelerin çığlıklarını işitiriz. Atın, vezirin, piyonların, kalenin rolünü izleriz. Düşünmek gerekir, ezber bozan hareketlerin sıklıkla rastlanmadığı oyun çeşididir. İki tarafın fikrine baş eğdiğimiz bir stratejidir.
Ne kadar uzun düşünülürse, o kadar zordur kazanması… belli ki karşı tarafta yamandır, diğer taraf kadar, fikirler savaşır, oyun taşları oynaşır. Geride durmak gerekir, rakibi beklemek, bazen de hamle yapmalı fırsatını bulduğunda, bir taşı daha devirmeli galibiyet yolunda..
Zeka geliştirir. Strateji geliştirmenin, boş zihinleri meşgul etmenin, aklın sınırlarını zorlamanın en etkili oyunlarından biridir. Herkesin oynaması tavsiye edilir.
Posted on HEDE - A place for sharing knowledge in a friendly way