Bunca yıllık hayatımda hala tanımını, yerini tam belirleyemediğim, kendi varlığımdan pişman ettiren canlı türü.
Dünya düzeni içerisinde yer alan tüm canlıların besin, zeka, beceri gibi farklı farklı kategori piramitlerindeki yeri az çok bellidir. Hemen hemen her canlı yerini, haddini bilir; yaşamının nedeni olan amacına uygun şekilde davranır, yaşar ve ölür. İnsansa doğar, doğduğu andan itibaren ciyaklamaya, talep etmeye, tüm ilgiyi istemeye başlar ve diğer canlılardan farklı olarak bunu ölene kadar devam ettirir.
Ne yavruyken ne de ergenken ne de yetişkinken amacını bilemez, nereye ait olduğunu bulamaz, oradan oraya savrulur, her gün değişen fikirlerinin ardında duramaz, kendi kendine uydurduğu ızdırapların içinde debelenirken başkalarına da ızdırap olmaya başlar.
Her insan gibi farklı olmak ister ama farklı olana tahammül edemez.
Her insan gibi kazanmak ister ama kazanmak isteyene tahammül edemez.
Her insan gibi haklı olmak ister ama haklı olana tahammül edemez.
Her insan gibi saygı görmek ister ama saygı isteyene tahammül edemez.
İnsan dediğin sanki bir canlı türü değil de çelişkiler yumağıdır. Hele ki hayatta bir derdi, amacı, vizyonu, karakteri yoksa bulaşıcı bir hastalık gibi tüm saçmalıkları kısa sürede çevresindekilere bulaştırır. Kendisi için faydalı olan şeylerle uğraşmamak için her türlü direnci gösterirken, konu birilerine zarar vermek olduğunda en ateşli saldırganlardan olur. Doğada bunun karşılığı tembel hayvandan aslana terfi etmektir ki insan dışında hiçbir canlıda görülmez.
Tek ve biricik olmak isteyen insan, buna rağmen yalnız kalmak istemez ve zamanı geldiğinde kendisine en çok yarayan tarafta yer alır. Besin piramidinde en üstte yer alan insan bu açıdan bakınca simbiyotik bakterilerden pek de farklı değildir.
İyi, kötü, vefalı, vefasız, faydacı, dürüst, mutlu, mutsuz, neşeli, somurtkan gibi tüm kavramlar insanla beraber ortaya çıkar ve insan bulaşıcı bir hastalık olan insanlığını bu kavramlarla başka canlılara da bulaştırır. İnsanın sahip olduğu bu kavramlar çevresindekilere neyi bulaştıracağını belirler. Mutlu insan mutluluğu, kindar insan kini, endişeli insan endişeyi, huzurlu insan huzuru, akıllı insan aklı, kötü insan da kötülüğü bulaştırır.
İnsan sosyal açıdan bakıldığında bir tür değildir, kendi de dahil olmak üzere tüm canlılara ızdırap olmak için yaşayan şeytanın ta kendisidir. Başkalarından, kaostan beslenen ve açlığı hiçbir zaman bitmeyen bir şeytan. Tamamen hayvani içgüdüleriyle hareket eden bu şeytan günü gelip de tükettiğinin aslında kendisi olduğunu anladığında iş işten geçmiş demektir.
İş işten geçmeden kendi şeytan ve şeytanlıklarınızın farkına varmanız ve sadece "insan" olabilmeniz dileğiyle.
Posted on Hede.io - Knowledge Sharing Dictionary
Read this entry or all entries about insan.