I think we all have a bit of a passion for adventure. As opportunities come our way, we can take our courage with us and take action without fear. I would like to share with you the experience of staying in a tent, which I have never done before by pushing the living conditions.
Selam Sevgili Dostlarım,
Hepimizin içinde biraz da olsa maceraya atılma tutkusunun olduğunu düşünüyorum. Elimize geçen fırsatlar oldukça cesaretimizi de yanımıza alıp, korkusuzca eyleme geçebiliyoruz. Bende hayat şartlarını fazlasıyla zorlayarak daha önce hiç gerçekleştirmediğim çadır da kalma deneyimini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Since I will experience tent life for the first time, come and share the excitement I experienced in Akyaka Forest Camp, where everyone goes very often. First let me tell you where this beautiful campground is located. Akyaka Forest Camp is in a region of the Ula District of the city of Muğla in the Aegean Region of Turkey. I came here in approximately four hours by car from Antalya via the "Korkuteli" road.
İlk defa çadır hayatını yaşayacağım için herkesin çok sık gittiği Akyaka Orman Kampında yaşadığım heyecana gelin ortak olun. Öncelikle bu güzel kamp alanının nerede olduğunu söyleyeyim. Akyaka Orman Kampı, Türkiye'nin Ege Bölgesindeki Muğla şehrinin Ula İlçesine bağlı olan, bir bölgededir. Buraya Antalya'dan araçla "Korkuteli" yolu üzerinden yaklaşık olarak dört saatlik bir zaman diliminde geldim.
Those who have come here before have discovered the beautiful parts of the campsite long ago. You can set up your tent in the camping area on a daily, weekly and monthly basis. Since I arrived late, I had a hard time finding a place for the tent. My plan at the campground was to stay for two days, but I made a lot of friends here and we had a great time with them. That's why I extended the time a little bit and my one-week tent adventure started like this.
Buraya daha önce gelenler Kamp alanının güzel yerlerini çok önceden keşfetmişler . Günlük, haftalık, ve aylık olarak da kamp alanına çadırınızı kurabiliyorsunuz. Ben geç geldiğim için, çadır için yer bulduk ta zorlandım. Kamp alanındaki planım iki gün kalmaktı, ama burada edindiğim bir çok arkadaşım oldu onlarla çok iyi vakit geçiriyorduk. O yüzden süreyi biraz uzattım ve bir haftalık çadır maceram böylece başlamış oldu.
I toured almost the entire forest to find a suitable place for myself in the campground. It was very crowded, everyone was enjoying the summer in a corner. Who is not; families, retirees, university students, lovers and groups of friends... Since the camping area is close to the sea, you can enjoy both the tent and the sea. This seems like an inevitable opportunity for holidaymakers from all regions who want to experience this moment like me.
Kamp alanında kendime uygun bir yer bulmak için neredeyse tüm ormanı turladım. Etraf çok kalabalıktı, herkes bir köşeyi çekilmiş yazın tadını çıkarıyordu. Kimler yok ki; aileler, emekliler, üniversite gençleri, sevgililer ve arkadaş grupları...Kamp alanı, denize yakın bir bölümde olduğu için hem çadır keyfini ,hem de deniz keyfini çıkarabiliyorsunuz. Bu anı benim gibi yaşamak isteyen ve her bölgeden gelen tatilciler için burası kaçınılmaz bir fırsat gibi görünüyor.
In this region, where blue and greenery coexist, care was taken to ensure that there are no small stones under the grass or under the ground when setting up your tent. Because when you go to bed at night, it makes you lose your sleep as it sinks into your back. I tried to find a place by the sea, but university students completely filled the shore. I have seen extended families and those who have camped here for a long time, mostly settling inland into the forest. Fortunately, after a long search, I set up my tent in a corner not far from the sea. If I was writing like this back then, I would be sharing every frame of these moments with you :))
Mavinin ve yeşilliğin bir arada olduğu bu bölgede, çadırınızı kurarken çimenin altında ya da toprağın altında küçük taş çıktılarının olmamasına dikkat ediliyormuş. Çünkü gece yattığınızda sırtınıza battıkça uykularınızı kaçırıyormuş. Deniz kıyısında yer bulmaya çalıştım ama kıyıyı üniversite öğrencileri tamamen doldurmuştu. Geniş ailelerin ve uzun süre burada kamp yapanların daha çok iç kesime ormanın içine yerleştiklerini gördüm. Neyse ki uzun arayışlar sonucunda denize çok uzak olmayan bir köşeye çadırımı kurdum. O zamanlar da böyle yazarlık yapıyor olsaydım bu anların her karesini sizlerle paylaşıyor olurdum:))
Before I came here, I made a list of all the shortcomings I needed in the tent. What is not on the list; most importantly, inflatable mattress, sleeping bag, light lantern, bag hammer candle, pot, pillow, thermos, in short, every kind of kitchen and hardware tools you can think of :)) Those who want to camp can also bring a mini fridge. Electricity and water are shared.
Buraya gelmeden önce çadırda ihtiyacım olan bütün eksiklerimin listesini çıkarmıştım. Listede neler yok ki; en önemlisi şişme yatak, uyku tulumu, ışık fener, çanta çekiç mum, tencere, yastık , termos kısaca aklınıza gelebilecek her türlü mutfak ve hırdavat aletleri diyelim:)) Kamp alanına isteyenler mini buzdolabı da getirebiliyorlar. Elektrik ve su ortak olarak kullanılıyor.
As soon as I get up in the morning at the Forest Campground, I would start the day by jumping into the sea because it is close to the seaside. After swimming for a while, I was preparing something for breakfast. Of course, since we made friends here, everyone was getting something to eat from their tent. After breakfast, I took my chair and my book and spent time reading a book in a corner with a sea view. When I was very bored, I did not neglect to cool off by swimming in the sea in between.
Orman Kamp alanın da sabah kalkar kalmaz deniz kenarına yakın olduğu için güne denize atlayarak başlardım. Biraz yüzdükten sonra kahvaltı için bir şeyler hazırlıyordum. Tabi burada arkadaşlıklar edindiğimiz için herkes kendi çadırından yiyecek bir şeyler çıkarıyordu. Kahvaltıdan sonra sandalyemi ve kitabımı alıp deniz manzaralı bir köşede kitap okuyarak vakit geçiriyordum. Çok bunaldığım da aralarda denize girip serinlemeyi de ihmal etmiyordum.
"Azmak River", which is close to the camping area and attracts the attention of foreign tourists, is one of the beauties of the region. "Azmak River" is a clear, sweet and cold river. There are big big vines on the banks of the river. Sometimes ducks and geese swim on the river. There are many fishermen's restaurants and businesses on the banks of the river. You can also take a boat tour on the Azmak river.
Kamp alanına yakın, yabancı turistlerin de çok ilgisini çeken "Azmak Nehri" bölgenin sahip olduğu güzelliklerinden biridir. "Azmak Nehri" berrak tatlı ve soğuk bir nehirdir. Nehrin kenarlarında büyük büyük sarmaşıklar var. Nehrin üzerinde bazen ördekler ve kazlar yüzüyor. Nehrin kıyılarında bir çok balıkçı lokantalı ve işletmeleri bulunuyor. Azmak nehrinde tekne turu da yapmanız mümkün.
That's all for now, I hope you didn't get bored while reading. I wish you all the best, take care of yourself, my friends. Stay with Love and Health...
Orman Kamp alanından aktaracaklarım şimdilik bu kadar umarım okurken sıkılmadınız. Her şey gönlünüzce olması dileğiyle kendinize çok iyi bakın dostlarım. Sevgiyle ve Sağlıcakla Kalın...