Geçenlerde bir twitter hesabında tilki videosuna denk geldim. İlk defa bir tilkinin sesini duyuyordum. Böyle bir şeydi. 🙊
Çığlıkvari sesleri, doğadaki diğer canlılardan kolayca ayırt edilmesini sağlıyordu. Çok ilginç gelmişti bana o an ta ki bundan bir hafta öncesine dek.
Gecenin 01.00 sularında dışarıdan bir çığlık duydum. Sanki birisi dehşetle haykırıyordu. Hemen camı açıp etrafa baktım hayli sakindi. Sokak lambalarının aydınlattığı sitede bir karaltı gördüm önce, sonra da kendisini. Gecenin bir yarısında tüm ihtişamıyla gözlerimin önündeydi. Duyduğum o ses bir tilkiye aitti. Hâlâ kulaklarımda çınlıyor diyebilirim. İnanılmaz yankılanıyordu gecenin sessizliğinde, sanki birine seslenir gibiydi diye düşünürken bir tilki daha geldi ve binaların arasında gözden kayboldular. Pencere önünde bir müddet kalakaldım belki tekrar geçerler diye ama gelmediler ne o gece ne de daha sonrasında. Güzel bir anı olarak hafızamdaki yerini almış oldu sadece. 🦊🦊
Dağlık ve ormanlık alandan, yerleşim yerlerine kadar gelebilmeleri beni şaşırtmıştı. Karşıdaki komşunun horoz ve tavuklarına umarım bir şey olmamıştır diye aklımdan geçmişti o an ama saatler sonra yani 05.00 gibi öterek uyandıran horozun sesini duyunca her şeyin ve herkesin yerli yerinde olduğunu anladım. :)
📚📚📚
Hastane döneminden sonra kitap okuyamıyordum eskisi gibi fakat yine de kitap siparişi vermekten kendimi alamıyorum. Bundan büyük bir haz duyuyorum. Pdf ve epub formatından da okuyorum ara sıra ama fiziki bir kitabın yerini asla almıyor. Sayfalarına dokunmak, kokusunu içime çekmek uzaktan garip görünse de vazgeçemediğim şeylerden. :) Okuma hızım aldıklarıma yetişemiyor ne yazık ki. 'Fiyatlar daha fazla artmadan ne kadarını kütüphâneme katabilirsem kârdır mantığı' yakama yapıştı bırakmıyor resmen. 🙊
Son dönemde gelen fahiş zamlardan sonra iyi ki epey stok yapmışım diyorum. Ne olacak bu kitap fiyatları ey dostlar! 😶
Bu arada keşke Hive Tr Kitap Kulübü olsa ve kitapseverler olarak aynı eserleri okuyup sohbet edebilsek. 🙆♀️
Neyse ben son kargodan çıkanlardan birini okumak istedim o gecenin sabahında. Seçmekte pek zorlanmadım diyebilirim. Goethe'nin Kurnaz Tilki'sine başlayacaktım. Gece gördüğüm tilki kardeşlerin bunda payı büyük evet. :)
Her yeni sayfayı çevirişimde yüzümdeki o tebessüm kayboluyordu. Umduğum gibi çıkmamıştı hatta yer yer sinirlendirmişti beni. Asık suratla okumaya devam etmek çok zordu. Aslında kapak fotoğrafından anlamalıydım. Zavallı tilkiyi mutsuz ve sefil gösteren o çizim, kitabın özetiymiş meğerse..
Bir orman düşünün; sanki herkes çok iyi, çok huzurlu, mutlu ve kardeşlik içinde yaşıyormuş da oranın tadını tuzunu kaçıran sadece tilkiymiş gibi anlatılmış. :/ Günümüzde de öyledir bazen. Hep bir günah keçisi seçilir sanki herkes masummuş gibi.
Bu kitabın Can Yayınları'ndan 21. baskıyı yaptığına mı yazarının Goethe olduğuna mı şaşırıp üzüleyim bilemedim. Ben ki Faust'unu büyük bir keyifle hem de iki ayrı yayınevinden karşılaştırma yaparak okumuş, kendisine hayran olmuştum. Kurnaz Tilki'yi acaba gerçekten o mu yazmıştı.. 🤨
Sanki bunu okuyacak olanlara yani hedef kitlesi olan çocuklara; ne kadar ahlaksızlık, alavere-dalavere, yalan, hile-dolan, pislik ve kötülüğe dair ne varsa öğretmeye niyet etmiş gibi. Hayal kırıklığına uğradım.
Kitaba dair yorumlarımı Goodreads sitesinde de belirtip puanlayacağım. Kendi kendime bir misyon edindim. Çocuk kitaplarını da okuyacak ve kendimce zararlı bulduklarımı eleyecektim. Önce kitapların son sayfasına notlar alarak başlamıştım ama sonra bunu diğer insanlara da anlatmak istedim. Bir kişiye bile faydası olursa ne mutlu bana.
Henüz anne değilim. İleride aileme katılmasını arzu ettiğim minikler için şimdiden bir kütüphâne oluşturuyorum ve okuyorum onlardan önce. :) Son sayfasına yazdıklarım geleceğe mektup gibi bir nev'i. :)
📃✏
Tilki, Kurt ile ölümüne bir savaşın içindeyken hayvanların çoğu güçlü görünen Kurt'un yanında yer alır. Tezahüratlar ile ona olan desteklerini dile getirir. Ne var ki Tilki kurnazlık ve hile ile savaşı kazanınca rüzgar tamamen tersine döner ve başlarlar yaltaklanmaya.
Belki çevremizde de görürüz öylelerini. Dost bildiklerimiz veya yakınlarımız içinde de tıpkı bu örnekteki hâli yaşayan ve yaşatanlar vardır.
İşte dünyanın işleri hep böyledir. Şansın yolunda mı gidiyor "Tanrı size sağlık versin." derler hep. Çok geçmeden dostlar edinilir çevrede. Ama yazgın kara mı, işte o zaman derdine yan dur.
Burada da durum farklı değildi. Zafere ulaşanın gölgesinde şişinmek isteyenler oldukça çoktu. Şarkı söyleyenler mi davullar zurnalarla zafere katılanlar mı hepsi hepsi hazırdır. *
Aslında bazı değerleri hayvanlar üzerinden, onların örnek gösterilerek anlatıldığı hikâyeleri okumayı çok seviyorum. Soyut olanları somutlaştırıp akılda kalmasını kolaylaştırıyor. Özellikle çocuklar için. Ama çok ince bir çizgi olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yalanın, hilenin, ikiyüzlü olmanın kötü bir şey olduğunu anlatırken yol göstermemek lazım.
Savaşta Kocaoğlan ile Obur Kurt başı çekerler, onlardan herkes korkar. Güçlü kuvvetli oldukları yadsınamaz. Ama öğüt verme söz konusu olunca, yeterli zekaları yoktur onların. Bütün güvendikleri, acı kuvvetleridir. Ayı'sı da Kurt'u da ülkeyi yakıp yıkmaktan çekinmez. Benim evim mi yanıyor, umursamazlar bile. Yangının ateşinden ısınmaya bakarlar.
Gerçi güçlüdürler ama savaş alanına çıkıldığında beceriksizlik ettikleri görülür. Oysa Tilki soyu bilgedir, akıllıdır, kurnazdır. Yüce Devletlim. Tilki taştan bir yaratık değildir. Danışacağınız daha yetenekli biri yoktur, inanın. Onu bağışlayın efendim. *
Tamam kitabı sevmediğimi dile getirmiştim ama buraya eklediğim gibi beni etkileyen cümleleri de olmadı değil. Özellikle yukarıda geçen "Yangının ateşinden ısınmaya bakarlar." sözü. Aklıma onlarca film, dizi, kitap ve olay geldi. Sanki kafamda çınlıyordu bu söz, ardından bazı olaylar film şeridi gibi sıralanmıştı. Bazen bir sözün tetiklediği ve hatırlattığı şeyleri tahmin bile edemez insan.
Kitaptaki Tilki'mize gelince.. Onu seven yakını Bayan Şebek, her ne kadar Aslan Kral'a karşı onu savunsa da başarılı olamaz ve bu hikâye de burada biter..
Kurnaz Tilki böylece süklüm püklüm gerileyip Kral'ın karşısından çekildi, yürüdü gitti. Bir daha da ortalıkta görünmedi.. *
Ama ben gördüm. 🙆♀️
Son günlerde gördüklerim ve okuduklarım Trt Belgesel'de yıllar önce seyrettiğim Kızıl Tilki belgeselini hatırlattı bana. Kars, Ardahan ve Iğdır kırsalında çekilen biraz hüzünlü de olan bu belgeseli tekrar izlemeye gidiyorum. Umarım bulabilirim.
Okuyan herkese teşekkür ediyorum. ☘
* Kurnaz Tilki / Goethe - Can Yayınları
26 Nisan 2022
Sevgili Günlük #32 | Önemsiz Şeyler