Hello everyone, friends. I gave information about my great aunt in a few articles about the village. Today I'm going to tell you about my aunt's historic home and our memories with my cousins. According to my aunt and her husband, it has been standing tall for over two hundred years. Two hundred years evolves into almost six generations of human life, which is a huge proportion.
Herkese merhaba arkadaşlar. Köy ile ilgili attığım birkaç postta büyük halam ile ilgili bazı bilgiler vermiştim. Bugün de sizlere halamın ve ailesinin söylediğine göre tarihi evlerinden ve kuzenlerimle anılarımızdan bahsedeceğim. Halamın ve daha önceden eşinin söylediği kadarıyla ikiyüz yılı aşkın yıldır dimdik ayakta durmaktaymış. İkiyüz yıl gerçekten neredeyse altı kuşak insan hayatına tekamül etmekte bu oldukça büyük bir oran.
Although it is a very old structure, it has managed to remain intact for many years because the trees used in its construction are strong and resistant to water and moisture. I think the reason this house has remained pristine for years is because it has never been empty, so there is always someone living there. When any place is demolished and spilled, it is immediately intervened and strengthened. Another feature of this house is that it is quite large. Again, as my aunt and her family said, it is quite large and has an area of approximately two hundred and forty square meters. Although each room is already very spacious, the corridors are also quite long and wide. Since it is not possible to heat the whole house, almost every room has a stove or fireplace.
Çok eski bir yapı olmasına rağmen inşaatında kullanılan ağaçların sağlam, suya ve neme dayanıklı olduğundan çok uzun yıllar sapasağlam kalmayı başarmış. Bu evin yıllardır sağlam kalmasının nedeni bence içinin hiç boş kalmaması yani sürekli birilerinin yaşıyor olmasından kaynaklanıyor. Herhangi bir yer yıkılıp döküldüğünde hemen müdahale edilerek sağlamlaştırılıyor. Bu evin bir diğer özelliği ise çok büyük olması. Yine halamın ve ailesinin söylediği kadarıyla yaklaşık ikiyüzkırk metrekare alanıyla epey büyük. Her bir odası zaten çok genişken koridorları da oldukça uzun ve geniş. Evin tamamını ısıtmak zaten mümkün olmadığı için hemen her odada soba veya şömine bulunmakta.
Speaking of the fireplace, we built a small barbecue fireplace in front of my aunt's house, which I also contributed to in the past years. It adds a very nice nostalgic look. In the past years, we lit a fire here, made barbecue and tea, and sat and chatted until late at night.
Şömine demişken halamların evlerinin önüne geçmiş yıllarda yapımında benim de katkım olan küçük bir mangallık şömine yaptık. Eve çok güzel nostaljik bir görünüm kattı. Geçtiğimiz yıllarda burada ateş yakıp mangal ve çay yapıp gece geç saatlere kadar buranın etrafında oturup sohbet etmiştik.
In addition to being the largest house in the village, it is in a very important strategic location. Since it is in the very center of the village and on a high area, almost the whole village view can be seen from this house. However, its facade is not visible, especially in summer, due to the trees growing in front of its doors lately. The garden around the house is also quite large and surrounded by stones. This house was already used by all the villagers to host important guests from outside. According to the family of my aunt's husband, there was even a special room for this, but they removed that room and added it to the corridor.
Köyün en büyük evi olmasının dışında çok da önemli bir stratejik konumda. Köyün tam merkezinde ve yüksek bir alanda olduğu için neredeyse tüm köyün manzarası bu evden gözüküyor. Ancak son zamanlarda kapılarının önündeki boyu uzayan ağaçlar yüzünden özellikle yaz aylarında çıkan yapraklarla ön taraf pek görünmemekteymiş. Evin etrafının bahçesi de oldukça geniş ve taşlarla çevrilmiş. Zaten bu ev önceden tüm köy halkı tarafından dışarıdan gelen önemli konukları ağırlamak için kullanılırmış. Halamın eşinin ailesinin söylediği kadarıyla bunun için özel bir odası bile varmış ancak o odayı kaldırıp koridora katmışlar.
I told you last week my cousin was from out of state. A few days after he came, he invited me and said let's play games and spend time. After drinking our tea and chatting, we played the game called 101, played with okey stones. We had a very enjoyable and fun time. But unfortunately luck was not on my side, unfortunately I was defeated.
Geçen hafta kuzenimin il dışından geldiğini söylemiştim. Geldikten birkaç gün sonra beni davet edip oyun oynayalım vakit geçirelim dedi. Çaylarımızı içip sohbet ettikten sonra okey taşları ile oynanan 101 isimli oyunu oynadık. Çok keyifli ve eğlenceli zaman geçirdik. Ancak melesef şans benden yana değildi ve yenildim. 🥲