ENG
Hello,
I love looking at those decks of boats saluting the shining sun, waiting to sail along the deep blue sea. These boats are waiting for their guests along the coastline of Kekova to provide pleasant and enjoyable moments. Let's tour together this seaside town, which is hidden among the lush green mountains, facing the clear blue sea.



There are also historical ruins from the Romans and Byzantines in the town, which has hostels and cafes on the coastal part. This is our small island with plenty of rocks, which is connected to the Demre district of Antalya. To come to Kekova, you can use the coastal road from Antalya and take the road going towards Kaş. After passing the town of Demre, turn left from the sign that says Kekova, and after a half-hour journey, you can reach Kekova beach. This time takes approximately three and a half hours from Antalya. It is also possible to reach here by daily boat tours departing from the port of Kaş district.






You can also hike along the Kılıçlı and Lycian roads, starting from the coastline of this beautiful little rocky island. According to the information I have obtained from very few local people living on the coast, the name Kekova comes from the fragrant thyme that surrounds the island. Near the island are the villages of Kaleköy and Üçağız, and the ancient city of Simena. Let me remind you right away. You should definitely try the goat's milk plain ice cream, which is famous on the island of Kekova. Because it is very delicious. Some parts of the island remained under the sea as a result of the earthquake in the past. That's why they named it the Sunken City.







The beach, which shines with its colorful houses and cafes on its shore, offers different surprises from every corner. As you walk along the coastline, you enter a small bazaar. Here you can see magnets in different shapes, hats, beautiful paintings and carpet and rug upholstery shops promoting the region. At the end of this bazaar, the boats on the sea do not forget to greet us with the help of the waves.








Narrow streets appear before you when you go a little further from the shore of Kekova and go inland. Even the houses and shops of these streets can take you to the past with their colorful and nostalgic atmosphere. When we go further inland, historical ruins among the greenery in the higher parts also catch my eye. But the thing that makes me happy the most is its clean air, which reminds me of the smell of moss and rocks coming from the sea when the wind blows coolly.









Kekova, with its clean, calm and completely natural historical beauties, attracts a lot of attention of local and foreign tourists, especially in summer. The town, which is intertwined with its history, deep blue sea and natural beauties around it, was also known as the Greek Fishing Village for a long time. Rather than the center of Kekova, people are more curious about the surrounding island and the sunken city city. You cannot get there by road. You can also see these places with boat tours departing from both Kekova and Kaş. Kekova island is a mountainous region built on a steep slope. Only in the Tersane bay and in the areas they call the Sunken City, there have been sporadic settlements on the island.










I can suggest you to come to Kekova beach and take boat tours. You can swim in the coves where you can take a break every time you take a break in the sparkling sparkling sea. You should definitely see the Sunken City. See you again, stay with nature. Now I leave you alone with the beautiful views of Kekova.











TR
Merhabalar,
Masmavi deniz kıyısında yelken açmayı bekleyen teknelerin, parlayan güneşi selamlayan o güvertelerine bakmayı çok seviyorum. Bu tekneler Kekova'nın kıyı şeridi boyunca gelecek müşterilerine güzel ve keyifli dakikalar yaşatmak için hazır bekliyor. Yemyeşil dağların arasına gizlenmiş, tertemiz masmavi denizini karşısına alan bu sahil kasabasını birlikte turlayalım.



Kıyı kesiminde pansiyonlar ve kafeler bulunan kasabanın içinde, Romalılar ve Bizanslılardan kalma tarihi kalıntılar da var. Burası Antalya'nın Demre ilçesine bağlı olan küçük, kayalıkları bol olan adamızdır. Kekova'ya gelmek için, Antalya'dan sahil yolunu kullanarak Kaş istikametine doğru giden yolu kullanabilirsiniz. Demre ilçesini geçtikten sonra, Kekova yazan tabeladan, sola dönüp, yaklaşık yarım saat sürecek yolculuktan sonra Kekova sahiline ulaşabilirsiniz. Bu süre Antalya'dan yaklaşık olarak üç buçuk saat sürüyor. Buraya Kaş ilçesi limanından kalkan günübirlik tekne turlarıyla da ulaşım sağlanıyor.






Bu güzel küçük kayalıklı adanın kıyı şeridinden başlayarak, Kılıçlı ve Likya yollarından da yürüyüş yapabilirsiniz. Kıyıda yaşayan, çok az yerli halktan edindiğim bilgiye göre Kekova ismi, adayı çevreleyen mis kokulu kekiklerden geliyormuş. Adanın yakınında Kaleköy ve Üçağız köyleri ile tarihi Simena antik şehri bulunur. Unutmadan hemen hatırlatayım. Kekova adasında meşhur olan Keçi sütü sade dondurmasını mutlaka denemelisiniz. Çünkü çok lezzetlidir. Adanın bazı parçaları eskiden yaşanan deprem sonucu, deniz altına kalmış. O yüzden buraya Batık şehir adını da vermişler.







Kıyısında yer alan renkli evleri ve kafeleriyle bir ışıltısı olan sahilin, her köşesinden farklı sürprizlerde çıkıyor. Sahil şeridin de yürüdükçe, küçük bir çarşının içine giriyorsunuz. Burada yöreyi tanıtan farklı şekillerdeki magnetleri, şapkaları, güzel tabloları ve halı kilim döşeme dükkanlarını görebilirsiniz. Bu çarşının sonunda da denizin üstündeki tekneler, dalgaların yardımıyla bizlere selam vermeyi de unutmuyor.








Kekova sahilinin kıyıdan biraz uzaklaşıp, içlere doğru girdiğimde dar sokaklar karşınıza çıkıyor. Bu sokakların evleri, dükkanları bile renkli renkli ve nostaljik bir hava estiren havasıyla insanı geçmişe götürebiliyor. Daha da içleri girdiğimizde yüksek kesimlerde yeşilliklerin arasındaki tarihi kalıntılar da gözüme çarpıyor. Ama beni en çok mutlu eden taraf, rüzgar serin serin estiğinde denizden gelen yosunlu ve kayalıkların kokusunu anımsatan o tertemiz havası oluyor.









Kekova, temiz, sakin ve tamamen doğal tarihi güzellikleriyle özellikle yazın yerli ve yabancı turistlerin çok ilgisini çekiyor. Tarihi, masmavi denizi ve etrafındaki doğal güzellikleriyle iç içe olan kasaba, çok eskiden Rum Balıkçı köyü olarak da anılıyormuş. Kekova'nın merkezinden ziyade insanlar etrafını çevreleyen adasını ve Batık kent şehrini merak ediyorlar. Buralara kara yolu ile gidilemiyor. Hem Kekova'dan hem de Kaş'tan kalkan tekne turlarıyla buraları da görebilirsiniz. Kekova adası, dik bir yamacın üzerinde kurulmuş olan dağlık bir bölgedir. Adanın sadece, Tersane koyunda ve Batık şehir adını verdikleri bölgeler de tek tük yerleşimler olmuş.










Kekova, sahiline gelip, tekne turları yapmanızı önerebilirim. Parlayan pırıl pırıl denizinde her mola verilen koylarda denize girebilirsiniz. Özellikle Batık Şehri mutlaka görmelisiniz. Tekrar görüşmek üzere, doğayla kalın. Şimdi sizleri Kekova'nın güzel manzaralarıyla baş başa bırakıyorum.










