Hello My Dear Friends,
In order to eat healthy and keep our body resistant, we need to get enough of all kinds of nutrients. We need to pay more attention to this, especially in countries where diseases and epidemics are intense during this period. We should consume different types of food and nutrients so that our immune system is not damaged. The season of the fish is also different. I think that consuming fish in season is both tastier and healthier.
Merhaba Sevgili Arkadaşlarım,
Sağlıklı Beslenmek ve vücudumuzu dirençte tutmak için, her türlü besin gıdalarından yeteri kadar almamız gerekiyor. Özellikle bu dönemde hastalıkların ve salgının yoğun yaşandığı ülkelerde buna daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bağışıklık sistemimizin zarar görmemesi için farklı türden yiyecek ve besinleri tüketmeliyiz. Balığın da mevsimi farklıdır. Balığın mevsiminde tüketilmesi hem daha lezzetli ,hem de daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
One of the places that you should definitely go and see when I worked in Istanbul is the Eminönü district of Istanbul. It is one of the most ideal places to eat fish and bread, especially. You can eat this fish, which you can eat on foot or on small stools, in luxury restaurants offered by the operators. Since it is a very crowded district, you need to place your orders well in advance. You can find fresh fish every hour in Eminönü. Besides fish, you can also eat pickle juice and the famous Turkish morsel of the Ottoman period.
İstanbul' da çalıştığım dönemlerde mutlaka gitmeniz ve görmeniz gereken yerlerden biri de İstanbul'un Eminönü ilçesidir. Özellikle Balık ekmek yemek için en ideal mekanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. İster ayaküstü ister küçük taburelerde yiyebileceğiniz bu balığı, işletmenlerin sunduğu lüks restaurantlarda da yiyebilirsiniz. Çok kalabalık bir semt olduğu için siparişlerinizi çok önceden vermeniz gerekiyor. Eminönü'nde , her saat taptaze balıklar bulmanız mümkün. Balığın yanında turşu suyu ve Osmanlı döneminin meşhur lokmasını da birlikte yiyebilirsiniz.
Eminönü is a part of Istanbul known as the peninsula. It is located in an area close to the Golden Horn. The Ottomans used this region as a sea customs. Due to the maritime customs in this region, its name "customs front" began to be called "Eminönü" over time. Istanbul was occupied by the British during World War I. Jews settled in this area at that time. The district, which has developed and changed over time, has turned into an area where business centers are concentrated due to its close proximity to the sea. The population in this district, which was used as the center of the Ottoman Empire, is crowded and congested.
Eminönü, İstanbul'un yarımadası olarak bilinen bir kısmıdır. Haliç'e yakın bir bölgede yer alıyor. Osmanlılar bu bölgeyi Deniz gümrüğü olarak kullanıyorlarmış. Deniz gümrüğünün bu bölgede bulunması nedeniyle ismi "gümrük önü" zamanla "Eminönü" olarak anılmaya başlanmış. İstanbul 1. Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından işgal edilmişti. O dönemler de bu bölgeye Yahudiler yerleşmiş. Zamanla gelişen ve değişikliğine uğrayan semt, denize de yakın olması sebebiyle iş merkezlerinin yoğunlukta olduğu bir alana dönüşmüş. Osmanlı imparatorluğunun merkez olarak kullandığı bu semtte nüfus kalabalık ve sıkışıktır.
You can easily come to Eminönü from almost any district of Istanbul. We can say that this is the lifeblood of Istanbul. It is possible to see people from all kinds of sectarian races in this region, which is crowded and busy at every hour. You can come across many historical buildings in this district, which is also visited by foreign tourists. Especially in the business centers and inns built centuries ago, the people of the period were sending their products abroad as well.
İstanbul'un hemen her ilçesinden Eminönü' ne rahatlıkla gelebilirsiniz. Burası İstanbul'un can damarı diyebiliriz. Her an her saat kalabalık ve yoğunluğun olduğu bu bölge de her türlü mezhep ırkından insanları görmeniz mümkün. Yabancı turistlerin de gezip gördüğü bu semtte, tarihi bir çok yapıya da rastlayabilirsiniz. Özellikle yüzyıllar önce yapılan iş merkezi ve hanlarda dönemin insanları yurt dışına da ürünleri de gönderiyorlarmış.
When you come to Eminönü, do not forget to visit the place called "Misır Çarşısı" where you can find everything you are looking for. This place stays behind the new mosque next to the flower market. What is not in this bazaar; There is everything from nuts to ceramic coated ornaments. You can buy various kinds of confectionery, herbal teas and spice products, porcelain-coated vases, in short, products that reflect the historical period here.
Eminönü'ne geldiğiniz de "Mısır Çarşısı" adı verilen aradığınız her şeyi bulabileceğiniz yeri gezmeyi sakin unutmayın. Burası, çiçek pazarının yanında yeni caminin arka tarafında kalıyor. Bu çarşıda neler yok ki; kuruyemişten tutun da seramik kaplamalı süs eşyalarına kadar her şey mevcut. Çeşit çeşit şekerlemeler, bitki çayları ve baharat ürünleri, porselen kaplamalı vazolar, kısaca tarihi döneme yansıyan ürünleri buradan alabilirsiniz.
It is really difficult to live in Istanbul, the city is very crowded and stressful, the distance between districts is too far, you have a hard time going to work. I stayed in Istanbul for a short time, about 3 months. Its historical heritage, mausoleums, mosques, and the Bosphorus and the Golden Horn, which all writers talk about, are the subtleties that make Istanbul beautiful. Eminönü is the chief architecture of these delicacies.
İstanbul'da yaşamak gerçekten çok zor, şehir çok kalabalık ve stresti, ilçeler arası çok uzak, işe gitmek için çok zorlanıyorsunuz. İstanbul'da yaklaşık 3 ay gibi kısa bir süre kaldım. Tarihi mirası , türbeleri, camileri ve bütün yazarların dilinden düşürmediği boğazı ve Haliç'i İstanbul'u güzel yapan incelikleridir.. Eminönü de bu inceliklerin baş mimarisidir.
That's all for today dear friends, I wish you a nice, happy and enjoyable weekend. Stay with love...
Bugünlük bu kadar sevgili arkadaşlar, güzel mutlu keyifli bir hafta sonu geçirmenizi dilerim. Sevgiyle Kalın...