English
I still couldn't make out the pointed notes that sank into my vocal cords,
but I added the tenth to the nine colors of my voice.
I gathered the emeralds, rubies and diamonds
that went with the notes and created a brand new color for myself.
I couldn't see what you wanted me to see,
but the eighth color of the rainbow
that I reached untied another knot in my tiny world.
Syzygy got her revenge much earlier than I thought,
and I was not satisfied.
However,
I found a new tone with the blood on my hands.
My love, which I inadvertently mixed with my anger,
has created a new light.
It's also smeared on my paper planes.
Were your eyes open?
Did you see my desperation in my outcry?
Azura was my love from the very beginning.
Shame on me who didn't even know!
Photo by Dewang Gupta on Unsplash
Türkçe
Ses tellerime batan sivri uçlu notaları hâlâ çıkaramadım
fakat sesimin dokuz rengine onuncuyu ekledim.
Notalarla giden zümrüt, yakut ve elmasları
toparladım da yepyeni bir renk yarattım kendime.
Görmemi istediklerinizi göremedim
fakat gökkuşağının ulaştığım o sekizinci rengi
bir düğümünü daha çözdü minik dünyamın.
Syzygy düşündüğümden çok daha öncesinde intikamını almış
ben tatmin olmamışım.
Ellerime bulaşan kanla yeni bir ton daha bulmuşum halbuki.
Hiddetime istemeyerek karıştırdığım sevgim yeni bir ışık yaratmış.
Kağıttan uçaklarıma da bulaşmış ucundan.
Gözünüz açık mıydı?
Gördünüz mü feryadımdaki çaresizliğimi?
Azura en başından beri sevgimmiş.
Haberi bile olmayan bana yazıklar olsun!
Fotoğraf Dewang Gupta tarafından Unsplash'de
P.S. If you know English AND Turkish, I do that too... If you see a translation discrepancy that was on purpose. I did think this is as proper as I could do. Because there are many differences between these languages.
Not: Hem Türkçe hem de İngilizce biliyorsanız, ben de biliyorum... Eğer çeviri farklılığı görürseniz bunun bilinçli olduğunu bilin lütfen. Bunu yapabileceğim en uygun şekilde yaptığımı düşünüyorum. Çünkü bu iki dil arasında çok fazla fark var.