Hello everyone, how are you? Today, I want to talk to you about the love of animals in my beloved country. This affection for animals is a legacy passed down from our ancestors. We have not only a rich history in this regard but also values that transcend time. Did you know that the Ottoman Empire was far ahead of its time in protecting animals? In this culture, caring for animals is seen as a sign of compassion.
The Ottomans paid attention to these details in their architecture. You can see this in many Ottoman works. For instance, in the garden of Şehzadebaşı Mosque, watering and shading areas were built for riding animals. On the streets, the poor would feed cats and dogs, and bird fountains were built into tombstones and mosques. You can find many examples of this in Ottoman-era cemeteries and mosques.
Working animals like horses and donkeys were retired and taken into special care on Büyükada (Princes’ Island). Signs would be hung around their necks stating that they worked on the construction of a specific mosque, and people would treat them with even more respect. People admired and respected these animals because of their service, and this was a way of expressing gratitude toward them.
In fact, in Istanbul, you can even find a madrasa that emphasizes the importance of animal rights — these were called “bird palaces.” Many foreign travelers mentioned this bond of love between people and animals in the Ottoman Empire in their travelogues.
0
During the reign of Murad III, the Ottomans implemented regulations on animal rights. A decree was issued on March 19, 1587. It warned against overloading animals, reloading them without rest, and instructed that they be well cared for. Owners who did not follow these rules would be penalized. This was the world’s first animal rights declaration.
Foundations were established to collect leftover food from households, which would then be used to feed animals. The city of Bursa even founded the world's first animal hospital, where migratory birds and stray cats and dogs were treated.
While doing all these beautiful things, our ancestors took inspiration from the sayings of the Prophet Muhammad (SAV) and the teachings of Islam’s holy book. One hadith says: "Allah is compassionate to those who show compassion. So be merciful to those on Earth, and those in the heavens will be merciful to you." A verse from the Qur’an (Surah Al-Isra, 17:24) reads: “And lower to them the wing of humility out of mercy and say, ‘My Lord, have mercy upon them as they brought me up \[when I was] small.
Today, you can still see many free-roaming animals on the streets of Turkey. People continue to feed them, and these animals might just be the most affectionate and people-loving creatures you’ll see in the world. Many travelers visiting my country take videos and photos with them.
Live without hurting or being hurt.
Stay with love
Merhaba herkese , nasılsınız ? Bugün size canım ülkemdeki hayvan sevgisinden bahsetmek istiyorum. Hayvan sevgisi bize taaaa atalarımızdan miras bu bağlamda bizde bir tarih var birde tarihten ötesi, Osmanlı'nın zamanın çok ötesinde hayvanları korumaya aldığını biliyormuydunuz ? Bu kültürde hayvana sahip çıkmak merhametin bir göstergesidir. Bu bağlamda osmanlı yapılarında bu detaylara önem vermiş, bunu bir çok Osmanlı eserlerinde görebilirsiniz. Mesela Şehzadebaşı camisinin bahçesinde binek hayvanları için sulama ve gölge alanlar yapılmış. Sokaklarda Paryalar kedileri köpekleri beslermiş , camilerde mezar taslarında kuşlar için su yalakları yaptırılmış, osmanlı dönemine ait mezar ve camilerde bunlara çokça rastlanır. Bu camilerin çalışan yük hayvanları; atlar , eşekler emekli edilir ve Büyük adada özel bakıma alınırlar, boyunlarına asılı levhalarda bu hayvan şu cami inşaatında calışmıştır diye yazılırdı ve halkta bu hayvanlara dahada özen gösterirdi. Halkta bu hayvanlara sadece bunlardan dolayı dsgada saygı duyup ona göre davranıyorlar ve bunun onlara olan minnet göstergesi olduğunu söyleyebiliriz. Hatta istanbulda hayvanhaklarının önemini anlatan bir medrese bile görebilirsiniz bunlara kuş sarayları denilir. Bircok yabanci gezgin seyahatnamelerinde Osmanlı imparatorluğunda insanlar ve hayvanlar arasındaki bu sevgi bağlarından bahsetmişlerdir. Osmanlı 3. Murat döneminde Murat hayvan hakları konusunda düzenlemer yaptırmıştır. 19 mart 1587 de bu ferman yayınlanmıştır. Bu fermanda hayvanlara yüklenen yüklerin fazla olmaması yüklerin boşaltıldıktan sonra tekrar yüklenilmemesi ve güzelce dinlendirilmesi özenle bakılması konusunda uyarılmış kurallara uymayan hayvan sahiplerinin cezalandırılması konusunda özellikle fermanlarda yayınlanmıştır. Bu ferman dünyadaki ilk hayvan hakları bildirgesidir. Vakıflar kurulmuş bu vakıflar evlerdeki artan yemekleri toplatılır bu yemeklerle hayvanlar beslenirdi. Bursa şehrinde dünyanın ilk hayvan hastanesinide kurmuştur. Bu hastanede göçmen kuşların hasta olanların tedavileri yapırdı. Hatta kedi ve köpeklerinde tedavileri yapılırdı. Bütün bu güzellikleri yaparken atalarımız Hz Muhammet SAV in hadislerini islamın kutsal kitabı referans almıştır. bir hadis ; Allah rahmetle muamele edenlere merhametle muamele eder. Öyle ise sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki semada bulunanlarda size rahmet etsin . Bir ayet ; onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. Rabbim onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sende onlara merhamet göster. İsra suresi 24. Ayet
Günümüzde Türkiye sokaklarında serbestçe dolaşan birsürü hayvan görebilirsiniz hala insanlar onları besler onlarda belki dünyada görebileceğiniz en sevgi dolu insan canlısı hayvanlardır. Ülkeme ziyarete gelen bir çok gezgin onlarla video ve fotoğraf çekerler.
Kırmadan incitmeden yaşa kırılmadan incinmeden yaşa
Sevgi ile kalın.