Ve beklenen , özlenen yazı gelmiş. Kusura bakma arkadaşım çok hasta olduğum için bu güzel yazıyı geç okudum. Ama bence çok iyi bir zamanda okudum.
Şekersiz çayınla Az şekerli Hikayeleri okuduğunu hayal etmek, soğuk Ankara'da sıcak bir cafede çay içiyor hissi verdi bana. Seninle çayı içip kitap hakkında konuşurken buldum kendini.
Öncelikle iyi olmana sevindim. Maalesef bu ülkede iyi olma zaman aralığımız kısa ama bu anlarda iyi olmak önemli. Bolu daki insanlık dramı unutulacak bir olay değil ama ülkemde yeni olaylar eskilerin unutturmaya devam ediyor.
Kendi başına Ankara ayazında yürüme kararın için tebrik ederim. Ben öğrencilik hayatım da canım sıkılınca saatlerce tek başıma yolda yürür, konur sokakta Ezgi adında salaş ve küçük bir kafede çay içer kitap okurdum. Cep telefonlarında internet olmadığından zamanı daha verimli kullanırdım.
Sait Faik kadar olmasada bazen bende yazmasam nefes alamadığını hissediyorum. Bir iki satırda olsa yazmak beni tekrar yaşama bağlıyor.
Bu harika günlük yazısı için çok teşekkür ederim 🥰
RE: Sevgili Günlük #42 | Doğum Günü, 2. Self Date ve Sait Faik