Selamlar... Bugün 8.000 adım hedefi koyuyorum kendime. Bakalım o kadar yürüyebilecek miyim. (Bu cümlenin sonuna nokta mı yoksa soru işareti konur bilemiyorum. 😊🤔😊)
Şuan sahil de yürüyüşe çıktım. Adele - Set fire to the rain dinliyorum. Ben bu şarkıyı ortaokuldan beridir dinliyorum.
Sahildeyim derken aklıma geçen sene ki yolculuğum geldi. Geçen sene İstanbul'a gitmek için deniz otobüsünden bilet aldık bir arkadaşımla beraber. Dönem bittiği için mecburi İstanbul'a dönmek zorunda kaldık. Deniz otobüsüne gitmek için minibüse binmemiz gerekiyordu ama ikimiz de hangi minibüsle gidilir bilmiyorduk. Durağa bir hanımefendi geldi ona sorduk o da bizim gideceğimiz yere gidiyormuş meğer.
O arada hanımefendıyle konuşuyoruz " İstanbul'a dönmek istemiyoruz ama mecbur kaldık okul bitti" falan.
Hanımefendi öğrenci olduğumuz içindi sanırım paraya ihtiyacımız olup olmadığını sordu. Biz teşekkür ettik ihtiyacımız olmadığını söyledik. Ama bunu düşünmesi bile mükemmel bir şey.
Minibüs gelince biz bavulları falan koyarken o çoktan bindi. Yol parasını ödemeye gittiğimizde şoför paranın o hanımefendi tarafından ödendiğini söyledi.
Bir bavul bagaja sığmayınca minibüse sokmak zorunda kaldık. O hanımefendi böyle basit bir konuda bile bize yardım etti.
Öyle böyle bir anımı anlattım. Bu bir nevi içini dökmek gibi bir şey. Okuyan belki sıkılmıştır ama insanların şunu bilmesini isterim. Yardımseverlik ve iyi insan olmak öyle paha biçilmez bir şey ki... Bunu anlatamıyorum. O hanımefendi gibi birkaç insanın yüzünü hafızama kazıdım. Asla unutmayacağım. Eğer bir gün karşıma çıkarlarsa ve imkanım olursa onların bir dileğini gerçekleştirmek isterim...
Herkes iyi olsun bu hayatta. Çünkü o kadar kısa ki ömrümüz. Kötülük yapıp da yıllar sonra bunun için vicdan azabı çekmeye değmeyecek kadar kısa. Üzüldükçe sağlığımız bozuluyor sağlığımız bozuldukça düzelmesi için para harcıyoruz. Harcadığımız para için çalışarak zamanımızı harcıyoruz zamanımızı harcadikça kendimize vakit ayiramiyoruz. Bu bir kısır döngü ve hiç bitmiyor.
İlber Ortaylı' nın "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" kitabının önsözünde dediği gibi. "Hayat, derbederlik ve tembellik için çok uzun; fakat hırsla, yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır."
Belki bu dediğimi anlamadınız o zaman size enfes bir film öneriyorum ama izleyeceksiniz söz verin bana. Filmin adı "Zamana karşı." Izleyin lütfen ve görün zamanın ne kadar önemli olduğunu kimseye zarar vermeyecek kadar önemli olduğunu.
Sahile gelmişken şöyle güzelinden bir fotoğraf bırakayım buraya içiniz mavi dolsun. Içiniz huzur dolsun.
Iyilikle kalın...
Iyilikle kalın...
<br><img src="https://cdn.steemitimages.com/DQmXv9QWiAYiLCSr3sKxVzUJVrgin3ZZWM2CExEo3fd5GUS/sep3.png"><br><table> <tr> <img src="https://cdn.steemitimages.com/DQmRgAoqi4vUVymaro8hXdRraNX6LHkXhMRBZxEo5vVWXDN/ACTIVITYCOUNT.png"> </tr> <tr> <div class="text-center"><b>5859</b></div> </tr></table><table> <tr> <img src="https://cdn.steemitimages.com/DQmZ6ZT8VaEpaDzB16qZzK8omffbWUpEpe4BkJkMXmN3xrF/ACTIVITYTYPE.png"> </tr> <tr> <div class="text-center"><pre><b>Walking</b></div></pre></div> </tr></table>