In the rural areas of Antalya, a group of nature-loving friends and I undertook long-distance, brisk walks on trails and paths. We organize these activities every weekend, as incorporating nature into our sport offers a unique experience. When planning our routes, we consider the distance, the difficulty level of the trail, the weather conditions, and areas of natural beauty that we can explore.
Antalya'nın kırsal kesimlerinde, doğayı seven bir grup arkadaşımla birlikte patikalarda ve yollarda uzun mesafeli, tempolu yürüyüşler yaptık. Doğayı sporumuza dahil etmenin eşsiz bir deneyim sunduğunu düşündüğümüz için bu aktiviteleri her hafta sonu düzenliyoruz. Rotalarımızı planlarken mesafeyi, parkurun zorluk seviyesini, hava koşullarını ve keşfedebileceğimiz doğal güzellikleri dikkate alıyoruz.
The Silk Road's historical migration route between Alanya and Konya, used as a caravan route between Rome and the Ottoman Empire, is one of the most preferred routes for nature hiking groups. This caravan route, frequently used by groups, is now being opened up to tourism. In the nature hiking group I founded, we had many adventures on this caravan route.
Alanya ile Konya arasındaki İpek Yolu'nun tarihi göç yolu, Roma ile Osmanlı İmparatorluğu arasında kervan yolu olarak kullanılmış ve doğa yürüyüşü grupları için en çok tercih edilen rotalardan biridir. Gruplar tarafından sıklıkla kullanılan bu kervan yolu, artık turizme açılıyor. Kurduğum doğa yürüyüşü grubuyla bu kervan yolunda birçok macera yaşadık.
Antalya, with its geographical features, climate, and historical artifacts left behind by the civilizations that lived in these lands in the past, is one of the most preferred cities for both tourists and nature lovers who enjoy hiking. From the western extensions of the Taurus Mountains, which cast a shadow on the Mediterranean coast, to the Bey Mountains, we have routes that I frequently explore with my group for mountain and nature hiking activities. We organize trips to the Bey Mountains every weekend.
Antalya, coğrafi özellikleri, iklimi ve geçmişte bu topraklarda yaşamış medeniyetlerin geride bıraktığı tarihi eserleriyle hem turistler hem de doğa yürüyüşü sevenler için en çok tercih edilen şehirlerden biridir. Akdeniz kıyılarına gölge düşüren Toros Dağları'nın batı uzantılarından Bey Dağları'na kadar, grubumla birlikte sık sık keşfe çıktığım dağ ve doğa yürüyüşü rotalarımız var. Her hafta sonu Bey Dağları'na geziler düzenliyoruz.
April and May are the months when we enjoy the best weather and the rich flora and produce of the region, making it the most beautiful time for our hikes. Walking the Lycian Way is especially enjoyable during these months. The Lycian Way stretches from Fethiye to Antalya. This world-famous trail, which takes us along the beautiful Mediterranean coast, through mountains and forests, and across numerous ancient cities, consists of old paths and sections with magnificent natural landscapes.
Nisan ve Mayıs aylarında iklimin uygunluğu ve yörelerde yetişen ürünlerle flora zenginliği bakımından yürüyüşlerimizin en güzel dönemlerini gerçekleştiriyoruz. Bu aylarda özellikle Likya Yolunda yürümek çok keyiflidir. Likya Yolu Fethiye'den başlayarak Antalya'ya kadar uzanıyor. Akdeniz'in güzel sahillerinden geçtiğimiz, dağlar ve ormanlar arasından birçok antik kentleri gördüğümüz dünyaca ünlü olan Likya Yolu, eski patikalardan ve muhteşem doğa manzaraları olan parkurlardan oluşur.
I'd like to talk about a hike we did in May with nature lovers on the Lycian Way. That day, we set off at sunrise with a total of 12 people. Our path started on a narrow trail. On our right were the Taurus Mountains, and on our left, the Mediterranean Sea, stretching endlessly with its exquisite turquoise color... I truly believe the Lycian Way is one of those routes that every hiker should walk at least once in their lifetime.
Likya yolu ile ilgili doğaseverlerle Mayıs ayında yaptığımız bir yürüyüşümüzden bahsetmek istiyorum. O gün sabah gün doğarken toplamda 12 kişi ile yola çıkmıştık. Yolumuz dar bir patika ile başlamıştı. Sağ tarafımızda Toros Dağları sol tarafımızda ise, Akdeniz'in o enfes görünen turkuaz rengiyle sonsuzluğa uzanan denizi... Likya Yolu'nun gerçekten de bir yürüyüşçünün hayatında en az bir kere yürümesi gereken rotalardan biri olduğunu düşünüyorum.
As I mentioned earlier, this route starts in Fethiye district of Muğla province and extends to Antalya, boasting magnificent natural beauty. This route connects the cities, bays, and mountain paths left behind by the ancient Lycian civilization. While walking, we mostly encountered ancient tombs, herds of goats, olive trees, and sudden cliff views that opened up before us.
Bu rotamız az önce de bahsettiğim gibi Muğla ilimizin Fethiye ilçesinden başlayarak, Antalya'ya kadar uzanan muhteşem doğal güzellikleri olan rotadır. Bu rota Antik Likya uygarlıklarının bıraktıkları kentleri, koyları ve dağ patikalarını birbirine bağlıyor. Yürürken çoğunlukla, antik mezarlarla, keçi sürülerine, zeytin ağaçlarına ve önümüzde birdenbire açılan uçurum manzaralarla karşılaşmıştık.
On the first day of our hike, as we descended from Faralya to Kabak Bay, a breathtaking view unfolded before us. It was as if the sea had hidden somewhere below, and I felt as if I were looking down on the world from above. That day we stayed at a village guesthouse in Kabak Bay. A plate of gözleme (a type of Turkish flatbread) and tea were brought to us. After the hike, it felt like the most delicious meal in the world.
Yürüyüşümüzün ilk gününde, Faralya'dan Kabak koyuna inerken önümüze bir manzara açılmıştı. Sanki deniz aşağılara bir yerlere saklanmış gibi, sanki dünyaya yukarıdan bakıyormuşun hissine kapıldım. O gün Kabak Koyunda bir köy pansiyonunda kalmıştık. Bir tabağın içinde gözleme ve yanında da çay gelmişti. Yürüyüşten sonra dünyanın en güzel yemeği gibi gelmişti.
The next day, we left the coast and headed into the mountains and forests. This time, we started walking a somewhat strenuous section of the St. Paul's Way. This route was very different from the others. No sea, no beach, complete silence reigned. This route, starting from Antalya and extending to Yalvaç in Isparta, was a walk of approximately 5 hours, with occasional breaks. As we walked deeper into the Taurus Mountains, nature seemed to change on its own. We passed through ancient Roman roads among pine and cedar trees and came to abandoned villages. There were high plateaus near the villages. This route was perhaps one of the most difficult in Lycia. But hikers who love silence and solitude found the most peace on this route. In nature, only the howling sound of the wind, whose origin was perhaps unknown, echoed in our ears.
Bir sonraki günde rotamızı sahil kenarlarından ayrılıp, kendimizi dağların içinde ormanlık alanlara yönelttik. Bu kez St. Paul Yolunda biraz yorucu bir parkurun rotasında yürümeye başladık. Burası diğer rotalardan çok farklıydı. Deniz yok, sahil yok, tamamen sessizlik hakimdi. Bu rotamız Antalya'dan başlayıp Isparta Yalvaç'a kadar uzanan yaklaşık olarak 5 saatlik bir yolda ara ara molalar vererek yürümüştük. Torosların içine doğru yürüdükçe doğa sanki kendiliğinden değişiyordu. Çam ve sedir ağaçları arasında antik Roma yollarından geçerek terk edilmiş köylere gelmiştik. Köyün yakınında yüksek yaylalar vardı. Bu rota Likya'nın belki de en zor rotalarından biriydi. Ama sessizliği ve yalnızlığı seven yürüyüşçüler en çok bu rotada huzur buluyordu. Doğada sadece hangi diyarlardan geldiği belki olmayan rüzgarın o uğultu sesi kulaklarımızda yankılanıyor.
The final route of our group hike was our trail from the Bey Mountains to the summit of Tahtalı. As we climbed Tahtalı Mountain, the Mediterranean Sea and its coastline gradually shrank. Walking along the slopes of the Bey Mountains, we had cliffs on one side, cedar forests on the other, and the Mediterranean Sea below. These mountains are like a paradise for hiking trails in Antalya, offering nature lovers many summit hikes.
Grup yürüyüşümüzün son rotası Bey Dağlarından Tahtalının zirvesine yaptığımız parkurumuzdu. Tahtalı Dağına tırmanırken Akdeniz ve kıyıları giderek küçülüyordu. Beydağları'nın yamaçlarında yürürken, bir tarafımız uçurum bir tarafımızda da sedir ormanları ve aşağıda da Akdeniz ayaklarımız altındaydı. Bu dağlar Antalya'nın yürüyüş yollarının cenneti gibidir. Doğaseverlere birçok zirve yürüyüşü sunar.