İlim öğrenmek herkesin övdüğü ama bir türlü yolun yordamın gösterilemediği son zamanlarda de çok popüler olan bir eylem oldu. Bilgilenmek, dünyanın sırlarını keşfetmenin büyüsü, işin lisans eğitimini almaya başladığınızda genelde sönüyor. Lisans eğitiminin umumi problemi neyi niye öğrendiğini bilememek ve hocaların da yol gösterme de genelde Çok istekli olmamaları. İki vaziyetten bahsedeceğim; bunlardan birisi bu büyünün hiç kaybolmaması, birisi de yeniden varolabilmesi hakkında. Bu sihrin kaybolmaması için hali hazırda nasıl çalışacağınızı bilmeniz ve harbi bilgiyi ararken zati usanmayan, okumaktan sıkılmayan bir karakteriniz olması gerekiyor.
Satranç?
Bu şekilde bir karaktere sahip olan insanlarla tanıştım ve hakikaten başarılarını takdir ediyorum. Ben lisansta birazcık ilerledikten sonrasında hevesini kaybedenlerdenim. Yanlış bahsetmiş olmak istemem fakat çılgınlar gibi araştırma icra eden, bir mevzu alakasını çekti mi okumaktan katiyen usanmayan bir karaktere sahiptim ama işin sıkıntılı bölümü da "ilgisizlik" olarak kendini gösteriyor.
Verdiği dersle eğitmiş olduğu öğrencilerin lisans eğitimleri içinde bağ kurmadan klasik mantıkta ders anlatan hocalardan tutun, konuyu sebep öğrenmeniz gerektirme ettiğini bir türlü bağdaştırılamayan ve giderek ilginizden uzaklaştığınız zor zamanlardan söz ediyorum eğitim sürecinde.
Merak ve alakasını tekrar kazanabilen birçok insan olmuyor maalesef, bölümler arası geçişler, lisansı bırakmalar peş peşe geliyor esasen.
böyle iç dönüşlerim var