Merhaba arkadaşlar,
İçeriklerime başlamadan önce sizlere kendimi tanıtmamın ve bu şekilde başlayarak aranıza katılmamın daha doğru olduğunu düşünüyorum.Tarihin doğayla iç içe girdiği, insan sıcaklığının içinizi ısıttığı, yüzyıllardır süre gelen kültür birikiminin her türlü yansımasını iliklerinize kadar hissettiğiniz, belkide hayatımın en önemli deneyimlerini ve birikimlerini yaşadığım, ahşap kokulu şehir Safranbolu'dan sizlere yazıyorum.
Ben Semih, 25 yaşındayım ve Karabük Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği öğrencisiyim. Safranbolu'yu çok sevmeme rağmen bunu söylüyorum; ne yazık ki hala öğrenciyim ve en kısa süre içinde üniversiteyi bitirmenin hayali içindeyim. Böyle bir hayal içinde olmamın sebebi kesinlikle söylemeliyim ki öğrenci olmak değil; hayatımda bir takım şeyler için zaman ilerledikçe "geç kalıyorum" hissi içinde olmamdır. Bu his içinde olmamda çevresel faktörlerin etkisi var mıdır? Sanırım evet. Öğrencilik sürecinin uzaması, insan hayatında yeni atılımlar yapma konusunda ne kadar engel nitelikte olsa da , başka bir yönüyle de bakmak gerekirse; bir o kadar da hareket kabiliyetini yükselten ve daha cesur adımlar atmaya etkisi olan bir olgudur kanaatindeyim. Ne diyelim? Bizde bir cesaretle böylece başlamış olalım.
Hangi konular üzerinde duracağım konusuna gelecek olursak, tabii ki bu kadar öve öve bitiremediğim Safranbolu'yu tanıtmadan olmaz sanırım. Böylelikle bakarsınız olası bir yapacağınız hafta sonu tatilini Safranbolu'da geçirme hususunda bir karar almanıza etkili olabilirim. Zira hepinizin bu güzellikleri görmesini çok isterim. Bununla birlikte ilk etapta çeşitli konularda ( güncel, siyasi, tarihi, kültürel, sanatsal, bilimsel vb) deneme yazıları yazma düşüncesindeyim. Tabii ki ilerleyen süreç içerinde içeriklerimi daha da zenginleştirebilir, farklı alanlarda da içerik üretebilirim.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Sevgiler...