Belli bir yaşıma kadar her türlü sınava girerken dünyanın en rahat insanıydım. En ben kopya çektirmemci öğretmenin sınavında bile arkamdaki ile kağıt değiştirerek kopya çekerdim. Kim hangi dersi iyi yapıyorsa diğerinin kağıdını o doldururdu. Müthiş tekniklerim vardı. Bir kağıda minik minik yazı yazarsan sınav esnasında okuman zor olabilir şeffaf koli bandı ile kaplarsan çok kolay okunur üstelik kağıt gibi ses çıkarma ihtimali olmaz. En önde oturduğum zamanlar gözlerimin uzağı çok iyi görmesini kullanırdım. Yürürken görünmeyen tahtanın çıkıntısının tam altına sadece benim anlayabileceğim şekilde notlar yazardım. Tüm sınıf arkadaşlarım o kopyayı yazarken görürdü haliyle. Bu sefer de serseri olup hocaya söylerseniz kötü olur diye tehdit ederdim. Rahatlık dolayısı ile kopyayı gerçekten çaktırmadığımı düşünüyorum çünkü hiç yakalanmadım.
Sonunda cezamı buldum. Üniversite sınavına çok bir şey yapamayacağımı bile bile rahat bir şekilde gittim. Türkçe sorularını yaparken kendimi iyi hissetmemeye başladım matematik çözeyim ayılırım diyerek matematiğe geçtim. Benim için dünyanın en kolay soruları hallettim diğerlerine birazdan bakarım türkçeyi bitirmem gerek diyerek geri döndüm ama git gide kötü oluyordum soğuk soğuk terliyorum bayılacak gibi oluyordum derken salondan attım kendimi. Kapıdan çıkarken annem ve ablam yüzümün halinden anlayıp hiç bir şey sormadılar. Annem soracak gibi oldu ablam susturdu. Ne olduğunu anlamamıştım anlatınca sınav heyecanı dediler. Ne alaka hiç yaşamadım nasıl bir şey olduğunu bile bilmiyorum diye düşünüyordum. Okul sınavlarında kopya da çektim kopya da verdim. Bununla da bir alaka düşünemeyip kendimi rahat bıraktım. Diğer seneye kaldığım artık çok belliydi. Diğer sene de aynısı olunca iyi kötü üniversiteye girmem gerektiğini düşündüm. Onayladığım bir düşünce asla değil. İstemediğin bir okulu okumaktansa hiç okuma. Çevremin baskısı beni mecburen o yola soktu. Sınav heyecanını bilirler ama istemediğin bölüme girmeye mecbur kalırsın çünkü aptalmışsın gibi bakarlar. Yanında en büyük destekçin yarım ağızdan yanındayız diyen bir ailedir. Üniversiteye girince yapabildiğim derslere gevşek gevşek çalışıp 90 civarı notlarla geçtim. Yapamadığım derslere çalışmaya çalışırken canımın çok sıkıldığını görüp bıraktım. Şimdi o dersleri vermeye çalışıyorum bir şekilde. Hala kopya çekiyorum. Hala ailemin ve toplumun benden bir şey beklediği sınavlarda bocalıyorum. Bir sınav var 5 kere girmişimdir ve geçemiyorum. Yemin ederim biliyorum çok şey bekliyorsunuz sınavda yapamıyorum beni bir rahat bırakın diyorum bırakmıyorlar. Aralarından bir aptal inanmadı kendisi sınav yaptı, geçer not aldım. Heh dedim aldı cevabını şimdi susar susmadı. Beni bu konularda anlayacak susmayanı susturacak bir insan vardı. O da artık yok. Aptal insanların baskıları yüzünden kendime yazık etmeyeceğim ve şu an yanlış bile olsa kendi bildiğimi okuyup beni geren hiç bir sınava girmeyeceğim ilerde onlara göre büyüdüğüm yani susacakları zaman hala heveslerim varsa onları yapacağım.
Sınav zamanı gelirken beni gerginleştiren bu postu hazırlamama vesile olan ye çok teşekkür ederim. Bir süre gerileceğim ama bence üstesinden geleceğim. Bittiği zaman ayaklarımı rahatça uzatıp finalden şu kadar alsam geçerim hesapları yapacağım. Yine kendimi rahat bırakmayacağım, hoşçakalın.