Başkaları tarafından yanlış anlaşılmak hemen hemen her insanın en fazla yakındığı durumların başında gelmektedir. Günümüzde özellikle teknolojinin hızlı bir şekilde ilerlemesi, yoğun tempolu iş hayatı ve stresli yaşam tarzı nedeniyle insanların birbirlerini anlama düzeyinde de bir o kadar azalma görülmektedir. Peki toplumda huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşamak için insanların birbirlerine karşı daha ılımlı olmalarını sağlayacak en büyük unsur nedir? Bu soruya yanıt olarak verilebilecek en mantıklı cevap hiç kuşku yok ki empatidir.
Empati en basit haliyle açıklanacak olursa bireylerin herhangi bir durum ya da yaşadığı olaylar karşısında kendisini karşısındaki kişinin yerine koyup, onun gibi düşünmeye ve hissetmeye çalışması durumu olarak tanımlanabilir.İnsanlar empati kurma yetisini doğuştan kazanırlar ama ne yazık ki çok çabuk kaybederler. Yaşayacağımız herhangi bir olay hakkında önyargılı olmak yerine bu durum üzerinde ayrıntılı düşünüp, ilk önce kendimizi iyi bir şekilde dinleyerek ve olaylara çok karamsar yaklaşımda bulunmayarak empati olgumuzu biraz olsun geliştirebilmemiz mümkündür.
Ailemizde, arkadaşlıklarımızda, okul hayatımızda, sokakta ya da diğer toplu yaşam alanları gibi her türlü mekanlarda empati kurulduğu sürece insanlar birbirlerine karşı daha saygılı ve anlayışlı davranış içerisinde olurlar. Eğer kişiler karşısındaki insanı anlamaya çalışır ve sadece kendini ya da işine geleni düşünmeyi bırakırsa, daha iyi ve sağlam dostluklar kazanması daha kolay olmaktadır. Bunun sonucunda da hayata bakış açısı olumlu yönde değişir ve hayatında daha mutlu olur.