Bu gün günlerden sokak çocukları.
Hiç dönüp baktınız mı sizde çevrenize yâda bir sokak çocuğu ilişti mi gözünüze yüzlerine bakınca tiksindiğiniz ayakları çırılçıplak üstlerinde yamalı yıllanmış kazakları kışın en ayaz vaktinde bile görürsünüz onları, burunları kıpkırmızı aktı akacak mukusları kolu ile temizlerken burunlarını. belki sizde görürsünüz çektikleri zorlukları.. her ne kadar görmezden gelseniz de o çocuklar aramızda bir sokağın köşesinde çürüyüp gitmekte en iyisi mi göz yumalım hangi birine yetişelim düşüncesi ile bir çocuğu da düşüncelerimizle öldürelim.. çok kolay değimli yanından geçip gitmek tiksinerek baktığınız yüzlerini görmezden gelmek.
Sizde görmezden gelip yanlarından geçip gidin o, bir selpak uzatırlarken size ayakabbınızı boyamak için izin isterlerken yada bir salkım sakız satarken dönüp yüzlerine bile bakmayın çünkü siz tiksinirsiniz veya onlara harcayacak paranız veya çok değerli vakitleriniz yoktur.
.. bende hep görmemek için yumardım gözlerimi ama bir gün yumamadım çok zor geldi o masum gözleri gözlerimi aldı.. selpak satıyordu abi lütfen al diyordu gözleri.. dayanamayıp bütün selpakları almıştım ama ne çare hala gözleri bir şeyler istiyordu sanki.. çok soğuktu üşümüştü gel bir çorba içelim sıcak sıcak dedim.. hah gözleri bi anda neşe dolmuştu hani bir çocuğa en sevdiği uzaktan kumandalı arabayı alırsınızya işte öyle sevinmişti.. bir çorba ne kadar sevindire bilirdi ki bir çocuğu evde burun kıvırıp çöpe döktüğümüz çorba..
çok şükür geçiniyoruz okuyor musun? Yok babam kızar.. peki sen? Bende isterdim okumak her gün kalkıp önlük giyip koşa koşsa okula gitmek nasip değilmiş.. peki bulunduğun bu durum yüzünden Allaha isyan ettin mi hiç? Yok ne haddime bu da benim sınavım nefes aldıkça soruları çözmeye devam edeceğim.. peki başka bir hayatı yaşamak ister miydin? Tebessüm etti sustu sonra kader parayla satılmıyor ki şu selpakları satıp alalım be abi..
Kalbi kocaman bir çocuktu.. bizim ondan hayat dersi almamız gerek bazen.. hepimiz en iyi yerlerde okumuş en iyi hocalardan ders almışızdır. Hayat standartlarımızda bir o kadar iyiydi.. bunlara rağmen bir gün çıkıpta şükretmedik hep bir tık daha üst düzey hayatlar için çalıştık aslında yükselmek senden bir tık aşağısını yukarı çekmektir.. onun omuzlarına basıp yukarı çıkmak değildir..
Vel hasılı kelam, bir gün bir çocuk size selpak uzatırsa sakın ha almayın yüzüne bile bakmayın.. hem tiksinirsiniz yüzüne bakarken hemde ona para verirseniz şirketleriniz bir bir iflas eder. Varsın Allah versin deyin Allah onarı bizim karşımıza bilerek bir sınav olarak çıkardığını sakın düşünmeyin.. ve ben insanım diye geçinin insalığın en önemli özelliği olan merhameti bilmeden yaşayın..
Ali uralın bir iki cümlesi ile sözlerimi bitirmek istiyorum.
“bu sabah kuş sesleri ile uyandım ne güzel değimli hayır güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum .
Bu karganın da bir kuş türü olmadığını bilmediğinden değil , karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette .
Yüzümü yıkarken acaba diyordum acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nereye saplanıyor? Acaba insan denince hatırlanıyor muyuz?