Evet her şeyin başlangıcı olarak sizlere öncelikle kimim , pardon kimiz ondan bahsedeyim daha sonra zaten zamanla yazacağımız yazılar ile belki de arada paylaşacağımız blog yazılarla birbirimizi daha iyi anlama fırsatı yakalarız.
Öncelikle bendeniz (aslında bendeniz demek istemem çünkü bendeniz köleniz anlamına geliyor. Kölelik kalktı.) Çağrı.26 yaşında semi-sosyal Giresunlu gururlu bir şişmanım. 2010 senesinden beri öğrencilik hayatını sürdürmekte olan profesyonel bordo bereli bir öğrenciyim. Acemiliği (ilkokul ve Ortaokulu) Giresun , Iğdır ve Antalya’nın Alman ve Rus köyü olan Alanya ilçesinde 3 ayrı etapta tamamladım. Daha sonra usta birliğim (Lise) ise dediğim gibi Alman ve Rus köyü olan Alanya da tam zamanlı serserilikle tamamladım. 2010 senesinde aldığım saçma sapan üniversite puanı sayesinde oğlunu ne yapsa nereye yollasa da bir baltaya sap olsa telaşına düşen babam sayesinde yurt dışında yani Avusturya’nın başkenti olan Viyana’da Profesyonel öğrencilik hayatımın ilk adımını attım. Şimdi adını bile söylemekte zorlandığım “ Tıbbi Mekanik ve Bilgisayar Mühendisliği “ diye telaffuz edebildiğim garip bir bölüme kabul edildim. Ancak Almanca bilgimin ve Alman sevgimin az olduğunu söyleyen üniversite beni dil okuluna gitmeye zorladı zorlu geçen Almanca kafası gözü nasıl yarılarak öğrenilir tecrübesinin ardından bir buçuk yıl sonra üniversiteye adım atmış fakat 2011 senelerinin sonuna doğru mükemmel bir tırmanış sergileyen ırkçılık olaylarının ardından postu deldirmeden geri dönme kararı almıştım. Artık semi-profesyonel öğrenciydim lakin pes etmek yoktu.
2012 senesinde sınavlara girip 2 yıllıkta olsa bir bölüm okuyalım elimizde diploma olsun maksadı ile sınava girip Aksaray’da Mimari Restorasyon bölümünü kazanmıştım. Nedir ne değildir hiçbir fikrim yoktu. Ne olursa olsun benden kaçar mı ? kaçmaz tabi. Bölümü on numara okuyup 3 üzerinde ortalama ile bitirdim. Hızımı alamadım bide DGS (Dikey Geçiş Sınavı) yapıştırdım. 2014 senesinde mimarlığa başladım. İzmir mimarlık okuyordum her şey süper gidiyor falan hızımı almışım derken pat Esra çıktı karşıma kendisi de hukuk öğrencisi uzun bir ergen flörtleşmesinden sonra çıkmaya başladık. Kendisi ile gerektiğinde felsefe gerektiğinde ise dünyanın en aptalca şeyleri hakkında saatlerce konuşup eğlenebiliyorduk. Birbirimizin hayatını bir anda değiştirdik tabiki geleceğinide daha sonra bizi İstanbul hayalleri sarmaya başladı ve ikimizde İstanbul’a geldik. Şimdi ben Bahçeşehir Üniversitesinde o ise İstanbul Kültür Üniversitesinde profesyonel bordo bereli öğrencilik yaşantımıza devam ediyoruz.
Burada sizinle paylaşacaklarımız ise kendi yorumlarımız fikirlerimiz ve tabiki beğendiğimiz şeyleri sizlerle paylaşacağız e tabi birde steemit ailesine içerik kazandıracağız.
Şimdiden herkese kocaman bir “MERHABA”
Çağrı & Esra