Music is one of the biggest and one of the rare things in my life. Heavy metal and punk music is almost like the definition of my puberty. This musical style I met in my high school years is not just guitar riffs, drum attacks, it also brought many people and experiences at the same time. People who listened to this music based on their conflicts were in different shapes, different characters, and I was learning a little bit more them in each song, each person. Music has always been in my life, but when I grew up, other people came into too. From CEOs of international corporations, award-winning advertisers, game-crazy types to famous actors, the most enlightened enthusiast to the fast-rising white caught in business. I can say today as a middle aged woman that the purest people I've ever known in my life were the ones who listened to heavy metal or punk that always seemed outcast. My close friends have been always in that point. The difference is difficult to explain, words are not enough. When you are surrounded by people who are trying to shift your feet every day. You can't fit in words the feeling that leaving you to a crazy pogo crowd and know nobody let you down. Of course I am not talking about the increasingly fashionable metalheads nowadays. I am talking about people who really love music, love lyrics, and define themselves with it. Maybe I will write my adventures in my youth later, but I have different reason to write this post.
I came across a research done in 2015 today. This scientific work by Humbolt State University on the metal music culture in the 1980s is like the scientific explanation of my feelings that I have been telling everywhere for years. The study began in the 1970s and 1980s. Talks with musicians and fans of that period lasted until 2015, and these people were followed by youth and adulthood. It turned out that listening to heavy metal music leads to living a happier youth and becoming more well-adjusted during middle-age.
So what do you think about ?
Your entire research is here
------------- TR --------------
Müzik hayatımın en büyük ve en önemli parçalarından biri. Çocukluğumdan beri hayatımda olan ve değişmeyen nadir şeylerden biri aynı zamanda. Heavy metal ve punk müzik ise ergenliğimin tanımı gibi adeta. Lise yıllarımda tanıştığım bu müzik tarzı hayatıma sadece gitar riflerini, davul ataklarını değil; aynı zamanda pek çok insanı ve deneyimi de getirdi. Çatışmaların üzerine kurulu bu müziği dinleyen insanlar farklı farklı şekillerdeydi, farklı farklı karakterdeydiler ve ben her bir şarkıda, her bir tanıdığım insanda biraz daha fazla şey öğreniyordum. Müzik hayatımda hep kaldı ama ben büyüdükçe hayatıma başka insanlar da girdi. Uluslarası şirketlerin CEO'larından, ödüllü reklamcılara, oyun delisi tiplerden ünlü oyunculara, en aydın geçinen entellerden iş hayatında hızla yükselen beyaz yakalılara kadar. Bugün orta yaşlarını henüz geçmiş bir kadın olarak söyleyebilirim ki hayatımda tanıdığım en temiz insanlar her zaman dışarıdan serseri olarak görünen heavy metal ya da punk dinleyen insanlardı. Her zaman en yakınımdakilerin bir noktada hayatları bu müzik türünden geçmişti. Aradaki farkı açıklamak zor, kelimeler yetmez. Her gün ayağınızı kaydırmaya çalışan insanlarla çevrili olduğunuz bir hayatta kendinizi hiç tanımadığınız halde sizi yere düşürmeyeceklerini bildiğiniz çılgın bir pogo kalabalığına bırakma güvenini duymak kelimelere sığmaz. Son dönemde iyice artan moda metalcilerinden bahsetmiyorum tabii. Gerçekten bir müziğe, sözlere aşık olan, onunla kendini tanımlayan insanlardan bahsediyorum. Gençlik dönemimdeki maceralarımı belki sonra anlatırım ama bu yazıyı yazma nedenim başka.
Bugün 2015'te yapılmış bir araştırmaya denk geldim. Humbolt State University tarafından 1980'lerdeki metal müzik camiası üzerine yapılmış bu bilimsel çalışma, benim yıllardır her yerde söylediğim bu duygularımın bilimsel açıklaması gibi. Çalışma 1970 ve 1980'lerde başlamış. O dönemki müzisyenlerle, dinleyicilerle yapılan görüşmeler 2015 yılına kadar devam etmiş ve bu insanların gençlik ve yetişkinlik dönemleri takibe alınmış. Araştırmadaki insanların hem iyi hem de kötü anlamda duygularıyla daha iyi başa çıkabildiği, kendilerini daha iyi tanıdıkları, daha mutlu bir gençlik ve daha uyumlu bir yetişkinlik dönemi yaşadığı ortaya çıkmış.
Siz ne dersiniz?
Araştırmanın tamamı burada
picture source : freepik