Kimsenin kendisini görmediğini sanarak usul usul ilerlerken aklından neler geçtiğini bilseydik bu güzel yaratığın, gerçi yaratık kelimesi fazla mı geldi üzerine?
Salyangozlar kimilerine göre evlerini sırtında taşıyarak dertsiz tasasız, tabir-i caizse nerede akşam orada sabahçı tayfanın görünen yüzü ve belki de imrenilesi...
Kimilerinin gözünde ise gittiği yerlerde iz bırakan, ardından konuşturan ve bazılarına göre ise pek memnun olmadıkları bir yapışkanlık hissi barındıran bir yavaşlık abidesi...
Kimilerinin ise iğrenerek baktığı, sırf ekmek parası kazanmak uğruna toplayarak satmaya çalıştığı bir meta.
Müslüman mahallesinde taliplisi olmasa da uzak diyarlarda seveni çok.
Bir Fransıza sofrasını süsleyerek, içkisinin yanında meze yapacak kadar lezzetli geliyordur belki de bu küçük sevimli şeyler. :)
Yolumun üstünde rastlayınca, görebildiklerini ama duymadıklarını fark etmemiştim. Güzel seslerden mahrum olmalarına üzüldüğüm için burada anmak istedim belki de bilemiyorum.