Bu periyottan itibaren günümüze kadar gelip devam eden yanlışlardan sizlere bahsetmek istiyorum:
Öncelikli olarak, atılan adımların büyük bir kısmı nakit elde edimini sağlamaya yönelik oldu. Bu da demek oluyor ki maalesef İş Güvenliği sektörümüzün ilk amacı maddi kaygılar haline dönüşüyor. Halbuki ilk amacımız çalışanın sağlığı olması gerekir.
Çalışanlardan istenen sağlık raporu kapsamında akciğer grafisi, solunum testi, işitme testi, kan tahlilleri, kalp grafisi, göz muayenesi gibi tetkiklerin harcamalarında işe başlarken çalışana büyük yük oluşturması. Ortalama: 120 TL
Özellikle yapı sektöründe bulunan çalışanların yaptıkları işle alakalı eğitimin yetersizliği ve bunun neticesinde iş güvenliği kurallarına uyum sağlamalarındaki eksiklik.
Mesleki yeterlilik kurslarındaki müfredatta İş Güvenliğine dair eğitimlerin olmaması veya yeterli gelmemesi.
İş Güvenliği denetimlerinin sıklıkla işyerlerine yapılması gerekirken, bu alanda hizmet veren OSGB'lere yapılıyor olması.
OSGB'lerin hizmet verdikleri firmalarda taşeron gibi gözükmesi sonucu itibarlarının eksilmesi. OSGB çalışanlarına yaptırım uygulama yetkisi verilmemesi.
İlk zamanlar sadece mühendis, mimar, fen bilimleri mezunları, teknik öğretmenler ve alanın lisans bölümünü okuyanların elde edebildiği İş Güvenliği Uzmanlığı şu anda açıköğretim fakültelerine kadar inmiş durumda. Bu da bilgili uzmanların azalmasına ve kalitenin düşmesine sebep olmaktadır.
Tüm bu yanlışlıkları somut delilleriyle tespit edip bilgilerinize sundum. Devam yazılarımda da aynı titizlikte davranıp doğru bilgilerle İş Sağlığı ve Güvenliği sektöründeki tespitlerimi sizlere sunacağım.
Okuduğunuz ve değer bularak upvote ettiğiniz için teşekkürler.
Image Sourge: 1