Çocukken böyle bir ağaç bulduk mu hiç kaçırmazdık. Haylaz ve yaramaz olarak adlandırılsak da o zamanlar, şimdi düşünüyorum da neşeli mutlu bir çocukmuşum ve güzel bir çocukluk geçirmişim.🙂
Sabah erkenden uyanır kahvaltıyı beklemeden, evdekileri uyandırmadan televizyonu açar ve çizgi filmleri izlemeye koyulurdum. Tom ve jerry, bugs bunny ve taş devri olurdu genellikle. Onları izlerken vaktin nasıl geçtiğini anlamazdım.
Ev halkı uyanırdı ve kahvaltı faslı başlardı. Belki de tam yemeden aşağıdan zile basan arkadaşlarımın beni çağırmasıyla dışarı çıkardım.
Gün boyu sokakta top oynar, tek kale maç yapardık. Bazen de çekirdek alıp bir köşede çitlerdik sohbet eşliğinde.🙂
Bazen de akrabalarımızın bahçesindeki meyve ağaçlarına çıkardık. Dalından koparılıp yenen kirazın, yeşil eriğin, dutun tadı hakikaten bir başka olurdu...
Bazen en tepeye çıkardım ve nasıl ineceğim diye kara kara düşünürdüm. Hatta bir seferinde inerken ellerimin arasından tutunduğum dal kaymıştı da toprağın üzerinde bulmuştum kendimi. Apar topar hastaneye götürüldüm ve günlerce alçıda kalmıştı kolum... Arkadaşlarımın imza çalışması yaptığı bir alana dönüşmüştü o da.🙂
Hey gidi günler hey... Mutlu ve güzel bi çocukluk geçirdim çok şükür. Şimdiki çocuklar gibi eve tıkılı kalmadık. O zamanlar etraf güvenliydi ve sokaklarda oynayabilirdik. Şimdi ortam çok kötü ve haliyle aileler de çocuklarını gözlerinin önünden ayırmıyorlar.
Haklılar tabi ama keşke böyle yapmaya gerek kalmasaydı da çocuklar özgür bir şekilde sokakta oyun oynayabilselerdi. insanlar güvenilir olsaydı kötülük diye bir şey olmasaydı...