Yolların dili olsa da konuşsa diyorum bazen. Ne çileler yaşadı, ne çilelere şâhit oldu kim bilir... Derdini yollara anlatır kimi insan arabayı sürerken, onunla dertleşir, varacağı yere yaklaştıkça azalır sıkıntısı belki de, ferahlar yüreği...
yollar gide gide biter
şarkısı çalıyor kafamın içinde, keşke her şey bu şarkıdaki kadar kolay olsaydı da,
aldırma gönül aldırma
aldırma diyebilseydik her derde, üzüntü ve kedere...
Yollar insanların birbirine kavuşmasını sağlasa da biz kendimize yabancı kaldık. Bir sarmaşık gibi sarmışken her yanımızı mahsunluk; biz kendimizi sahte gülüşlere kaptırdık, aldattık ve mutlu sandık.
görmek istersen denizi
yukarıya çevir yüzü
deniz gibidir gökyüzü
aldırma gönül aldırma
En ufak bir darbede yere serildik, ufaldık, acizliğimize ağladık. Mutluluk herkese yakınken bize neden uzak kaldı, biz mi küstürdük ki bizden fersah fersah uzaklara gitti. Gitti de geri dönmedi halbuki bekle demişti...
bekle dedi gitti ben beklemedim o da gelmedi yâr
Belki de işin sırrı beklemekte saklıydı, biz aceleciliğimize yenildik...
ağladığın duyulmasın
aldırma gönül aldırma