Hayatta sıkıntı bazen sırf verdiğiniz emek boşa gidiyor gibi hissetmek ile başlamaz mı arkadaşlar?
Bugün bu konuyu ele alacağım, kendimce... Hep yaptığım gibi aslında. Kendimce yorumlayacağım bazı şeyleri.
İlişki, yaşantı, emek verilmiş herhangi bir iş, proje, eylem, diyalog... Her neyse elinizdeki ya da önünüzdeki, sıkıntı 'karşılığı bu mu?' diye sorduğumuz anda başlamıyor mu zaten?
Örgütlemeye çalıştığınız, hevesinizi paylaştığınız onca duygu onca fikir karşılıksız kalıp yitip gidiyor mu sizin de bilmiyorum ama. Bende oluyor. Olduğunda da insan devam etmek istemiyor bazen.
Peki nasıl devam ediyoruz, nasıl devam ediyorum ya da ondan bahsedeyim.
Bir hevese, verdiğiniz emeğe anlam yükleyen şey sizden başkası değildir. Bunu unutmadan devam etmek lazım bazı şeylere. Hatta çoğu şeye hayattaki. Örneğin hadi şunu yapalım diye başlamaya çalıştığınız bir eylemi ya da organizasyonu düşünün. Siz istediğiniz için, arzu ettiğiniz için.. Onu manalı kılan şey ne kadar karşılık gördüğünüz şey diye düşünüyorsanız yeteri kadar istemiyorsunuz demektir. Başkaları adım atsın diye bekleyerek devam ettirmeye çalıştığınız ikili ilişkiler, arkadaşlıklar, sevdalar da buna dahil. Üstünüze düşeni yapmaktan korktuğunuz bir şeyi yeteri kadar isteyip istemediğinizden bahsedebilir misiniz?
Bana kalırsa hayır.
Bu seride devam edeceğiz bir süre. Sağlıcakla.