20 liralık bir kuaföre gidiyordum, bu arkadaş sağolsun dümdüz kesiyordu. Hatta öyle ki, eşim her saçımı kestirdiğimde en az bir 10 yaş büyümüşsün diyordu. Bir ara ıslak havlularla saçımı kurutunca, dedim bu iş böyle gitmez...
35 liraya başka bir kuaför buldum. Arkadaş iyi kesiyordu ama sürekli bir "abi gelmeden önce niye haber vermedin?" yok işte gidiyorum "abi telefon etmedin ya, en az 1 saat beklersin", "bugün alamicam" yahu kardeşim aynı cadde üstünde en az 10 tane kuaför var bu hava neyine diyip orayı da bıraktım.
40 liraya şimdi gittiğim yeri buldum. Sahibinin ad ve soyadından oluşan bir kuaför yani kendince ünlü bir marka olduğunu sanıyor, ben de bozmuyorum. Sanırım fiyatlar öyle pahalı geliyor ki, ne zaman gitsem boş, sanki kuaför 1 ay benim yolumu gözlüyormuş gibi bir hava var. Neyse adam en azından iyi kesiyor, trip yapmıyor ama bahşiş de bekliyor. Zaten hali hazırda 40 lira verdiğim için ekstra para vermiyorum ama nedense her parayı vereceğim zaman, kredi kartı dediğimde, bir hayal kırıklığı, tam çıkarken bir elime bakmalar vs.
Galiba bir gün onunla da yollarımız ayrılmak zorunda kalıcak, şu kuaför bulma işi ne zor işmiş arkadaş.