Biraz önce internette dolaşırken "Cumali Ceber" filminin bir hafta sonu içerisinde 128 bin gişe yaptığını öğrendim. Rakam Box Office Türkiye'ye ait yani oldukça güvenilir. Önce başımıza bir Recep İvedik daha çıkıyor diye düşündüm çok da umursamadım açıkçası. Sonra düşündüm ki benim neslimden önce neler vardı, benim zamanımda ne vardı, ve Türk komedisi nereye gidiyor?
Platon mu Sokrates mi hatırlamıyorum ama büyük bir filozof demiş ki "Her nesil kendinden öncekinin sıkıcı, kendinden sonrakinin aptal olduğunu düşünür." google a bakıp sözü kimin söylediğini doğrulamaya çalıştım ancak bulamadım. Uydurma bir Facebook gönderisi de olabilir ama yine de güzel söz hakkını yemeyin.
Inanın şu kareyi hazırlarken içimde bir şeylerin koptuğunu, bana müsade hafız deyip gittiğini hissettim
Dönüp 30 yıl önceki Devekuşu Kabare kayıtlarını izlediğimde dumur oluyorum resmen. Ince göndermeler, anlayabilmek için kültür isteyen espriler ve dönemin yanlışlarını çatır çatır insanların yüzüne vuran sahneler var. Açıp bir Aziz Nesin hikayesi okuyorum, yine aynı tarz yine aynı kalite.
Biraz zamanda ileri gidiyorum, Nejat Uygur. Huzur içinde yatsın büyük Usta, ancak biraz komedide sıkıntı var. Suya sabuna pek dokunmuyor, şakalar genelde bel altı. Böyle bir oyuncuyu yermek haddime değil ama yine de insan düşünüyor. Bir müddet sonra sahne oğullarına kalıyor ve kendileri biraz şebelek. Kafa isteyen komediden fiziksel komedi ye doğru kayıyor yavaş yavaş Uygur tiyatrosu. Arz talep herhalde bilemiyorum. Neticede Hangimiz YouTube'a girip düşen adam videosu izlemedik?
Gel zaman git zaman yıl oldu 2017. Aşağıda fragmanını paylaştığım film çıktı ortaya. Ilk 15 saniye izlerseniz komedinin hangi noktaya geldiğine dair bir fikir edinirsiniz.
Spoiler: Cumali ceber kedi kumuna sıçıyor. Klasik komedi...