Bir zaman sonra hayatın uzadığını düşünmeye başlarsın. Öyle ölümsüzmüşsün gibi falan ..
Mutluluğun çok da elinde olmadığında sadece hayat değil, hayatın içindeki her şey uzar, gereksizleşir. Ellerininin başkasına değecek kadar uzadığını düşün ya da burnunun başka bir burunla yarıştığını. Hayal gücüne bırakıyorum, kollarının bacaklarına dolandığını falan düşün işte . Konuların dallanıp budaklandığını ve çirkin bir patatese döndüğünü gördüğünde ne kadar serin kanlı kalabileceğin önemli.
Hangi ara bu kadar işe yaramaz, pespaye bir hal almıştın ? Beynindekiler tüm gücüyle eğlenmene engel olmaya başladığında günlerden neydi ? Yanında durması gerekenler ne zamandır sadece ordaymış gibi davranıyordu ? Bilincin,ne zaman kendine olan bu şeye karşı uyku, yemek , ağrı kesiciler vs . gibi etkisellere direnmeye başladı ? Yerin katmanları neden yukarıdan sayılıyordu ve dinazorlar ölünce bizimle mi yaşayacaktı ? Bazıları dünyadan bilmem kaç ışık yılı uzaklaşabilirken neden bizim görebildiğimiz en ihtişamlı şey güneş tutulmasıydı? Aşk her şey miydi ve bunu senden başka kim biliyordu? Ne tarafa yürüyeceğini , kimden yana olacağını sana kim söyleyecekti ?
Muhtemelen ruhunun acı çekmesine yalnız başına engel olmaya çalışırsan başkasını acıtacak ve zorla yalnız bırakıldığında ise sorular tekrarlanacak kendini büyük bir çıkmazda bulacaktın.Senin gibi ölümlü ve basit insanlar genelde kaybecekti. İnsan olmak bunu gerektirirdi.
yazı ve fotograf bana aittir. umarım sevmişsinizdir.