Bir de bu pencereden bakıyorum dünyaya. Baktıkça eskiyen günlerin ne kadar güzel ve meşakkatli olduğunu hayal etim.
Bir de karın yağdığı zamana gidelim, kim bilir kaç gün kaç gece kar yağıdı, bu pencereden, kim bilir kimler bakmış bu pencereden uzaklara.
Kim bilir kimler sevdalandı bu pencereden
Kim bilir ki kaç yıl daha bakar, bu pencere hayata.
Bugünde sizlere kendimce fotoğrafa uygun bir şeyler yazdım umarım başarılı olmuşumdur. :)
Burası annemin köyü, Bitlis’in horuz dere köyü
Tam 47 yıl önce annemde benim gibi bu pencerede oturmuş, 2016 yılında bana da nasip oldu, annemin doğduğu köye gitmek. Dikkatimi çeken ilk şeyin evin tümünün taştan yapılması ve eski olması. Bu ev 60 yılıktır hâlâ bir ev gibi kullanılmakta.
Bir diğer dikkatimi çeken ise, her köyde ermeni kilisesinin olması,
Bu merakımı köyde yaşayan dedemin abisine sordum.
Anlattıklarına göre burda Kürt’ler ve Ermeniler uzun yıllar bir arada yaşamışlar, bir birlerinin düğünlerine ve köy işlerine giderlermiş.
Yine bir merakım daha oldu, sordum.
Köyde hâlâ Ermeni varmı. ?
Var ama sadece bir iki kişi onlarda müslüman olmuşlar, kim olduklarında bilmiyoruz diye cevap verdi.
Kim olduklarını biliyordu aslında , benim meraklı olduğumu görünce bu insanları rahatsız eder diye bilmezlikten geliyordu, bunu anlayınca artık soru sormadım.
Bir de son zamanlarda köylere sıkça fotoğrafçılar gidiyor. Bunu duyduğum zaman çok sevindim, çünkü böyle bir eski köylerin fotoğraflanması ve tanıtılması iyi,
Azda olsa yöreye bir ekonomik kazanç sağlamış olur.
Sizlere yazdıklarım bu kadar umarım beğenmisinizdir bir diğer fotoğraf anlatımda görüşmek dileğile,
Esenle kalın. :)